Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: GÜLCE'DE 169.GÜN(01.03.2009)
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
Gönderen: Gökmen Y.Erdem
Alan: (grup üzerinden) Vuslatî/osman öcal
Tarih: 01.03.2009 18:34:00
Konu: [yeni-edebi-akim..] GÜLÜŞÜNE ÖMRÜMÜ AL
---
GÜLÜŞÜNE ÖMRÜMÜ AL

Gülüşüne ömrümü al, hanga tarafa eğilsem
Bir o yana çekemezler, bir bu yana alamazlar.

Sen gidince bu şehirden, mısralarım eksik kaldı
Kime baksam gözler aynı, yokluğun kar gibi yağdı
Nefes alıp vermez oldum, dün gibi sen ben olmadı
Gülüşüne ömrümü al, hangi tarafa eğilsem.

Kaldır gözünü ne olur, bak sensizlik boş nedime
Gönlüm senden vazgeçmedi, kış gelmiş sensizliğime
Su akıp bulamıyor sen, tut ellerimi yüzüme
Bir o yana çekemezler, bir bu yana alamazlar.

İstanbul Hatıralar/01 Mart 2009

GÖKMEN YILMAZ ERDEM


Gönderen: Gökmen Y.Erdem
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 10:55:00
Konu: İYİ PAZARLAAAR :)
----------------------------------------
SEVGİLİ ARKADAŞLAR İLKBAHARIN HOŞ ESİNTİLERİNİ BİZLER MÜMKÜN OLDUĞUNCA, BİRARADA NİCE SOHBET VE PAYLAŞIMLARLA YAŞIYORUZ YA YİNE DE HAVASINI ALDIĞIMIZ BU GÜZELLİĞE AĞAÇ DALLARINDA ÇATLAMAYA HAZIR ÇİÇEKLERİ, DAĞLARDAKİ, DENİZLERDEKİ HUZUR VEREN ESENLİĞİ YANIMIZDA ŞİMDİ HİSSETMEK AYRICA GÜZEEEEEEEEL :)

EFENDİM, İYİ PAZARLAR DİLİYORUMM :)

SEVGİYLE

************************

İLKBAHAR

Yüzümü bulutlara kaldırıp
Dua eder gibi mırıldanıyorum
Kuşlarla, otlarla yıkanıyorum
Rüzgarla, ilkbaharla

Güneş gözkapaklarımı ısıtıyor
Ah! Güvenilmez ilkbahar güneşi
Rüyada mıyım, gerçek mi bu
Hem var gibiyim, hem yok gibi

Bir güney kentinde, bir kıyı kahvesinde
Başakların sonsuz salınışı
Burada, kendimle başbaşa
Ömrümü böylece tamamlayabilirim

Bir kuşu dilinden hiç öpmedim
Belki bir gün öpebilirim
Belki bir gün rüzgar olurum ben de
Eserim başakların üzerinden
Kalbim bir yaz gününe karışsın isterim
Bir kuş cıvıltısında doğmak için yeniden

ATAOL BEHRAMOĞLU


**************************

Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 06:01:00
Konu: Şimdilik Hoşça Ve De Dostça Kalınız..
----------------------------------------
Bütün bu biriken iletileri olabildiğince yanıtlayabilmek için kardeşimde rehin kaldım bugün! Uykusuzum ve bir kaç saat sonra kızımı sınava götüreceğim! Şimdilik kusuruma kalınmasın, yeterli sayılsın bu kadarı.. Yetiştiremediğim grup paylaşımlarının değerli kalemlerinden özürümün kabulüyle;

' Bitimsiz sevgi, sağlıklı dingin yaşamlarla ve de başarılarla dolu aydınlık günler, erinç ve ışıklı geceler sizin olsun' diyorum sevgili grubum, saygıdeğer dostlarım, can' larım..Refika Doğan

***********************
Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 05:49:00
Konu: Yn: Dilârâ (Buluşma)
----------------------------------------
' Ey! Işığını güneşten alan
Cömertçe saçan
Kâlp rehberi, dilârâ.
Gönül nurum, ay yüzlüm.
Ey! Canıma kast eden sevgili
Hani beni, ten kaygısından kurtaracaktın? '

...................................................

' Divane âşıklar seni araşır
Ya sen gel ya bizi yurduna aşır.
Davete icabet etmek yaraşır.
Ne vakte dek hasret yetti canıma.'


Tanrı' nın (uğruna herşeyin göze alındığı) bir sevgiliye benzetildiği bu güzel Buluşma şiirinde şair; sevgiliye bir an önce kavuşabilmenin hayaliyle yalvarıyor..Artık teni ağır geliyor, bu hasretten acı çekiyor..
Başlangıç ve ara dizelerde türlü sıfatlarla bezeyip yücelttiği sevgiliye (yanına bir an önce varabilmenin özlemiyle) sitem dolu söylem ve haykırışlarını çok etkili imge ve ifadelerle dile getiren şair, son dizede çok güzel buluşturup kenetlemiş sorguladığı, haykırdığı ve yanıt beklediği duygu dolu söylemlerle teslimiyetini. Çok etkileyici bir şiir doğrusu..Sayın Talibi' nin bütün dizelerinde olduğu gibi..Değerli kaleme saygıyla..Refika Doğan

****************************************
Gönderen: talibi
Alan: Grup: Yeni Edebi Akim =Gülce
Tarih: 24.02.2009 19:46:00
Konu: Dilârâ (Buluşma)
----------
Sevgili dostlarım,
yeni çalışmamla hepinizi selamlarım.....

Sağlık mutluluk ve huzur dileklerimle.....

Saygılar muhabbetler.

İhsan Ertem

Dilârâ (Buluşma)

Ey! Işığını güneşten alan
Cömertçe saçan
Kâlp rehberi, dilârâ.
Gönül nurum, ay yüzlüm.
Ey! Canıma kast eden sevgili
Hani beni, ten kaygısından kurtaracaktın?

Ey! Bir göz süzüşü akıllar alan
Ey! Susması dahi söylemek olan
Ey! Nefreti tutup, sevgiyi salan
Ne vakte dek hasret, yetti canıma.

Bir kusurum mu oldu? Affet.
Yine bana ışığını lütfet.
Üzerime toprak serptin bıraktın.
Hani beni, yıkayıp paklayacaktın?

Sana yakıştı mı bırakıp gitmek?
Bu mahcup aşığı divane etmek
Dünyayı iterken bizi de itmek
Ne vakte dek hasret, yetti canıma.

Ey! Uykusu uyanıklığı bir sevgili
Ey! Geceleri tutup, ışığı salıveren
Ey! Hükmü, hükümsüzlük olan yâr
Yetiş dermana,
Geceler uzamakta
Günüm kısalmakta.
Hani beni, karanlıkta bırakmayacaktın?

Bilirim yârinle halvettesindir
Yakîn içre yakîn cennettesindir
Yol gösterenine minnettesindir
Ne vakte dek hasret, yetti canıma.

Her kusurumuza göz yuman ana yürekli,
Yakıştı mı böylesi göz yummak?
Yummak, bir daha açmamak.
Yakıştı mı sana uykuda kalmak.
İsmimiz Kıtmir’le bir anılmakta,
Hani beni, gafletten uyandıracaktın?

Divane âşıklar seni araşır
Ya sen gel ya bizi yurduna aşır.
Davete icabet etmek yaraşır.
Ne vakte dek hasret yetti canıma.

***************************
Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 05:30:00
Konu: Yn: MERHABA /// TÜRKÜ GÖZLÜM-2
----------------------------------------
Leylâ' da Mevlâ' yı aramak, bulmak ve bunu en geniş, en yalın bir o kadar da derin söylemlerle ifade edebilmek kolay olmasa gerek! Dörtlükleri okurken bedenim ve ruhum gah incindi gahi şahlandı..Gah ağladı gahi tebessümlerin en masumiyle gülümsedi..Tökezledi, yalpaladı, kalktı yürüdü yine de yoluna..Bu eşsiz dizelerin değerli kalemine saygıyla, dostça..Refika Doğan

**********************************
Gönderen: Şemsettin DERVİŞOĞLU
Alan: Grup: Yeni Edebi Akim =Gülce
Tarih: 26.02.2009 14:53:00
Konu: MERHABA /// TÜRKÜ GÖZLÜM-2
----------
Sevgili gönül dostlarım;

LEYLA' DA MEVLA'YI ARAYAN YÜREKLERE SELAM İLE TÜRKÜGÖZLÜM-2 DEDİM.GÜNÜNÜZ AYAYDIN OLSUN

Türkü Gözlüm-2


Sevda yüklü bulutta bir saika olurken
Çakışına hayranım hayranım “türkü gözlüm”
Damlada nehir bulup umuda yol alırken
Akışına hayranım hayranım “türkü gözlüm”

Sensiz yaşanan zaman hebadır zaya gider
Gün mevsime uzanır saniye aya gider
Seni gören her çiçek kendinden hayâ eder
Kokuşuna hayranım hayranım “türkü gözlüm”

Duama eşlik eden otuz üç sıralımsın
Kostak bel, fidan boylum, kaşları karalımsın
En aşılmaz belende gökçesin maralımsın
Bakışına hayranım hayranım “türkü gözlüm”

Ne zaman bir ah çeksen çınlıyor kulaklarım
Nisan yağmuru gibi akmada bulaklarım
Tümüyle sana çıkar girdiğim yolaklarım
Yokuşuna hayranım hayranım “türkü gözlüm”

Sayhamdaki Leyla’yı Mevla diye çeviren
Benim! diyen dağları tersyüz edip deviren
Sineye har yağdırıp aşk odunda kavuran
Yakışına hayranım hayranım “türkü gözlüm”

Hiç aklımdan çıkmıyor gözlerimi süzdüğün
Vaki olmadı ey can yüreğimi üzdüğün
Gönlünün düğmesine Derviş diye yazdığın
Nakışına hayranım hayranım “türkü gözlüm “

Şemsettin Ağar

--
Bu şiirin hikayesi:


Leyla ki Mevla'nın izniyle var ve Leyla ki Mevla'ya götürür, selam Leyla'ya şükür Mevla'ya


Şemsettin Ağar

****************************

Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 05:19:00
Konu: Yn: Belediye Başkanlığına Adayım. Oyunuzu Bekliyorum.
----------------------------------------
Her bendi ile günümüz seçim anlayışı ve seçmen profilini yansıtan, güldürürken düşündüren anlamlı bir paylaşım.
Önce heyecanlandım, yazı başlığını görünce. 'Herhalde Osman Bey aday olmuş' dedim ama baktım ki aday değil de ondan çok daha etkili bir (yergi, taşlama, hiciv) şiir.. Çok hoş olmuş..Değerli kaleme saygıyla..Refika Doğan

***********************

Gönderen: Vuslatî/osman öcal
Alan: Grup: Yeni Edebi Akim =Gülce
Tarih: 26.02.2009 22:52:00
Konu: Belediye Başkanlığına Adayım. Oyunuzu Bekliyorum.
----------
Sandık Güzeli

Meydanlar avaz avaz otobüsler bezeli,
Mikrofonu elinde başlar sandık güzeli.

Esselamü aleyküm kadim şehrin insanı,
Mart’a mühür vuranın şen olacak nisanı.

Bir çekirge misali kentten kente zıpladık,
Yağmur, kara bakmadan garibanı topladık.

Esik dolu yollardan bu meydana yürüdük,
Arkamızdan milleti boşuna mı sürüdük.

İyi dinle ey halkım! Oyunuza talibiz,
Sayenizde he billâh yutarsanız galibiz.

Usanmadan bıkmadan hizmeti ettik rücu,
Çantamızda neler var aha sonsuz ipucu.

Ummanları göl edip vereceğiz payını,
Olur ya gücenmeyin yavan yersen tayını.

Adalet kölesiyiz hukukun hizmetçisi,
Sizler rahat uyuyun bizler miri bekçisi.

Kartalların gözünü tuttukça oyacağız,
Kaçırırsak bütünü bir çeyrek koyacağız.

Aha açtım defteri işsizler işlenecek,
Siz sallayın bayrağı elimiz güçlenecek.

Her gelen bir şey söyler aldırmayın hitaba,
Biz hesap bilenleriz uyarız her kitaba.

Yakışıklı adayla çıktık bak karşınıza,
Belleriz esnafları uğrayıp çarşınıza.

Köylü neymiş; efendi. Anladı herkes bunu,
Nadas yatsın tarlalar rençberlik ayrı konu.

Bu bir yerel seçimdir eski bordür kalkmalı,
Yeni taşlar döşeriz çünkü bunlar halk malı.

Daha varsa derdiniz tapanlayıp gideriz,
Tam tamına beş yıllık çok teşekkür ederiz.

Tufanca kopan alkış yeri göğü inletti,
Nefsi kokmuş âdemi doya doya dinletti.

Unutuyordum sahi Vuslatî’ye bakmayın,
Bu dünya geçimlidir kafanıza takmayın.

Osman Öcal


© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiirin hikayesi:

Türkiye belediye başkanlığına adayım oyunuzu bekliyorum


*************************
Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 05:13:00
Konu: Yn: ATA'mızın dilinden Dünya Barışı.
----------------------------------------
' Onun için ben sevdiklerime şunu tavsiye ederim: Milletleri sevk ve idare eden adamlar; tabii ilkin, kendi milletinin varlık ve mutluluğunu isterler, fakat aynı zamanda bütün milletler için aynı şeyi istemelidirler.'

' Bütün dünya olayları, bize, bu lüzumu açıktan açığa ispat eder; en uzakta zannettiğimiz bir olayın bize bir gün temas etmeyeceğini bilemeyiz. Bunun için insanlığın hepsini bir vücut ve her milleti bunun bir organı saymak icap eder; bir vücudun parmağının ucundaki acıdan, diğer bütün organlar etkilenir; “dünyanın filân yerinde bir rahatsızlık var ise bundan bana ne? ” dememeliyiz; böyle bir rahatsızlık varsa tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla meşgul olmalıyız. Bu olay, ne kadar uzak olursa olsun, bu esastan şaşmamak lâzımdır. İşte bu düşünüş insanları, milletleri ve hükümetleri bencillikten kurtarır; bencillik şahsi olsun, milli olsun daima fena telâkki edilmelidir.'

Dünya yuvarlak bir toptur; döne döne hep aynı noktalara mutlak değerek geçer. Ya da;
Dünya küçük bir köy; uzağı yakınıyla.. Bir şekilde birbirimizi görür, duyar, etkileniriz. Olanaklı mı var olanı yok saymak, bundan kaçınmak? Birimizin hatası çoğumuzun felaketi olabildiği gibi başarısı çoğumuzun barış ve mutluluğu olabiliyor. Evrensel kavramlar bunun için vardır, anlamlıdır. Bizler.. Yönetenler bu gerçeği bilmenin ve bunun gereğini yapmanın sorumluluğu ile yükümlüyüz. Bu yüzden 'savaş' lar olmasın..Bu yüzden refah ve barış tüm dünyaya eğemen olsun diyoruz ya.. Ne mutlu bize ki, dünya çapında akil adam çıkarmışız bağrımızdan! Mustafa Kemal' i ve taşıdığı derinliği çok iyi anlamak, anlatmak gerekir, günümüzde..Bu anlamlı paylaşımınıza teşekkürler sevgili dost Gökmen Y.Erdem kardeşim. Refika Doğan

*****************

Gönderen: Gökmen Y.Erdem
Alan: Grup: Yeni Edebi Akim =Gülce
Tarih: 26.02.2009 23:08:00
Konu: ATA'mızın dilinden Dünya Barışı.
----------
ATA'mızın dilinden Dünya Barışı.

“1937 senesinde Ankara’yı ziyaret eden Romanya’nın Dış İşleri Bakanı Antonesco ile Ankara Palas’ta yaptığını yazdığımız hasbıhalde Atatürk, Cihan siyasetine de temas etmiş ve bu husustaki düşüncelerini şöyle izah etmişti:

“Bugün bütün dünya milletleri aşağı – yukarı akraba olmuşlardır ve olmakla meşguldürler. Bu itibarla insan, mensup olduğu milletin varlığını ve saadetini düşündüğü kadar bütün Cihan milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli, kendi milletinin saadetine ne kadar kıymet veriyorsa, bütün dünya milletlerinin saadetine hizmet etmeye de, elinden geldiği kadar çalışmalıdır. Bütün akıllı adamlar takdir ederler ki, bu vadide çalışmakla hiçbir şey kaybedilmez. Çünkü dünya milletlerinin mutluluğuna çalışmak, diğer bir yoldan kendi huzur ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir. Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, dürüstlük ve iyi geçim olmazsa bir millet, kendisi için, ne yaparsa yapsın huzurdan mahrumdur.

Onun için ben sevdiklerime şunu tavsiye ederim: Milletleri sevk ve idare eden adamlar; tabii ilkin, kendi milletinin varlık ve mutluluğunu isterler, fakat aynı zamanda bütün milletler için aynı şeyi istemelidirler.

Bütün dünya olayları, bize, bu lüzumu açıktan açığa ispat eder; en uzakta zannettiğimiz bir olayın bize bir gün temas etmeyeceğini bilemeyiz. Bunun için insanlığın hepsini bir vücut ve her milleti bunun bir organı saymak icap eder; bir vücudun parmağının ucundaki acıdan, diğer bütün organlar etkilenir; “dünyanın filân yerinde bir rahatsızlık var ise bundan bana ne? ” dememeliyiz; böyle bir rahatsızlık varsa tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla meşgul olmalıyız. Bu olay, ne kadar uzak olursa olsun, bu esa...
................

**********************
Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 04:53:00
Konu: Yn: TGRT EFEMDE ŞİİRİM OKUNACAK
----------------------------------------
Biriken iletiler ve aksak bilgisayar karşısında kaçırdığım bu güzelliklere yanmayayım da ne yapayım..? ! Hem üzüldüm, izleyemediğim için hem de çok ama çok sevindim; arkadaşımın yürek ve us gücüyle yarattığı emeklerinin bu şekilde o' na geri dönüşümüne.Kutlarım.. Bu güzel ve anlamlı paylaşımlarının devamını dilerim, daima. Sevgi ve dostlukla..Refika Doğan
***

Gönderen: Sabiha Serin
Alan: Grup: Yeni Edebi Akim =Gülce
Tarih: 27.02.2009 23:41:00
Konu: TGRT EFEMDE ŞİİRİM OKUNACAK
----------
27.2.2009 bugün TGRT Efem Radyosu Yürüyen Merdiven adlı programda saat 24.00 haberlerinden hemen sonra şiirim okunacaktır. Saygılarımla Sabiha Serin
http://www.tgrt-fm.com.tr

*************************
Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 04:47:00
Konu: Yn: * * * Bir Tutam Aşkından Ver (ÜÇLEME-06) * * *//SAYGILARIMLA
----------------------------------------
Yeni Edebi Akım: Gülce çalışmamız içerisinde (SONEM) dediğimiz başlangıcı iki mısradan oluşan bir bent ve iki dörtlükten oluşan, 7+7 hece vezniyle yazılmış bu üçleme şiir; içeriği, yine Rahime Hanıma has dili ve anlatımıyla yüreğin tam da bam teline basmış.

' Sadakan yok mu senin yüreğine el açtım
Bir tutam aşkından ver mahşere koyma yârim

..........................................................'

Seven insanın güçlü duygularını bütün gerçekliğiyle çok net ve yalın yansıtmış. Dizeleri okurken hissettiğim duygu çok gerçek, çok insani ve acımtrak..Demek ki kalem samimi olunca okur da aynı samimi ve güçlü duyguların mukayeseli etkisini hissedebiliyor kendi dünyasında, şiirdeki kahramanların yerine geçerek.. Değerli kaleme saygıyla, dostça..Refika Doğan

**

Gönderen: rahimekaya
Alan: Grup: Yeni Edebi Akim =Gülce
Tarih: 27.02.2009 23:32:00
Konu: * * * Bir Tutam Aşkından Ver (ÜÇLEME-06) * * *//SAYGILARIMLA
----------
Bir Tutam Aşkından Ver

Sadakan yok mu senin yüreğine el açtım
Bir tutam aşkından ver mahşere koyma yârim

Sevgili neydi suçum kestin canıma ceza
Sevgiye hasret yazdın vuslatımıza feza
Kalmadı yaşam tadım gönle bıraktın eza
Sadakan yok mu senin yüreğine el açtım

Şu Göksu’da çağlayan benim kızıl gözyaşım
Mendilini bent etsen dinecek karabaşım
Kitaba parmak bastım sensin benim yoldaşım
Bir tutam aşkından ver mahşere koyma yârim

15.Ocak.2009

Rahime Kaya
*******************************
Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 04:24:00
Konu: Yn: * * * Vuslatsız Aşk (Çapraz-07) * * *
----------------------------------------
' OLMASA şu ayrılık günler seninle geçse
Kızıl gülün cevri’yle seyran etsem BAĞRINDA
Her dem aşkı yaşasak baharım hiç SOLMASA
ÇAĞRINDA saklı sevda kader yazmaz vuslatı. '

Kızıl gülün eziyetini şenlik, bayram gibi algılayacak kadar acıya dirençli ve aşkına sahip bir yüreğin, sevdalısına özlem dolu söylemlerle yüklü dizeleri..Yıkamadığı yazgısının karşısında elemle kıvranan, direnen yüreğin öyküsü..

Sevgili Rahime Hanımın yer yer Cinaslarla güçlendirdiği bu güzel çapraz uyaklı dizeleri karşısında birkez daha Saygıdeğer Ekrem Yalbuz Hocayı ve büyük bir keyifle okuduğum ' Cinasın nakışı..' kitabını anımsadım! Taşınmanın ardından bilgisayarım her nedense bozuldu ve onarımı da külfetli..İnşallah bir şekilde bu sorunu çözüp söz konusu kitap hakkındaki naçizane düşüncelerimi paylaşacağım sizlerle.

Yazın sanatının derin bilgi kadar uzun soluklu ve sabır isteyen bir alan olduğunu biliyorum. Sevgili Rahime Hanımda da bütün bu özellikler mevcut. Kumaş sağlam olunca kalem zamanla beslenip olgunlaşarak kendi rotasını kendi çizebilecektir duraklamadan. Bunlar birer başlangıçtır o derin deryaya akabilmek için. Hepimizin böyle değil mi? Hangimiz ' ben bilirim, ben başardım! ' diyebiliriz ki? Bu bağlamda ufak tefek yol kazalarını sorun yapmayıp dosdoğru yürümek gerekir; başarınızın gün gibi âşikâr olduğu bu yolda..İçtenlik dolu kaleminiz daim olsun diliyorum.Dostça..Refika Doğan


***************************

Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.03.2009 03:47:00
Konu: Yn: GERÇEK HİKAYELER
----------------------------------------
Merhaba Grubum, Saygıdeğer Dostlarım, Can'larım..Merhaba Sevgili Kardeşim Gökmen Bey.,


İlişikteki paylaşımınızı okudum da..Hayatta benim için (kaldı ki, herkes için geçerli olmasını isterim) anlamlı olan değerlerin en başındaki ' sevgiyi, saygı ve sadakati ' ne güzel vurgulamış yazıdaki söz konusu saygıdeğer beyefendi. Hangi milliyetten olduğunun hiç mi hiç önemi yoktur. Önemli olan, insanım diyen Ademoğlunun gelişen çağımızda terk ettiği, yaraladığı, aşındırdığı 'insan ve insancıl kavramlar' ı yeniden ve güçlü duygularla gün ışığına çıkarması.. Çok mutlu oldum ve Tanrı' dan diledim; son nefesime değin böylesine güçlü ve onurlu duyguları taşıyan dostların yanımda olabilmesini..
Kirlenen sevgi, aşk, dostluk..Kirletilen kavramlar..Ve bu kavramları en saf haliyle özümsemiş, yaşamın türlü oyunbazlıkları karşısında dirençle sahiplenip savunmuş bizler..Çelişen insan ilişkileri karşısında çelişkisiz sevgiyi yaşatanlar..İşte beklentisiz sevgi, beklentisiz dostluk budur! Böyle bir bakış, insana dingin sevginin sonsuz mutluluğunu yaşatır. Ne mutlu bu bakışa, böylesine derin bir yüreğe sahip olabilenlere!
Teşekkürler değerli dost, teşekkürler..Yeniden anımsattığınız güzelliklere teşekkürler...Refika Doğan