Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: GÜLCE'DE 414.GÜN(01.11.2009)
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.

Gönderen: Mehmet Yıldırım Katrancı
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.11.2009 15:14:00
Konu: YARALAR SENİ
----------------------------------------
YARALAR SENİ

Zübükle zirveye varılmaz dostum! ! ! ...
Yamaçta yol bulur,aralar seni
Yedeğinde yağız donlu tay olsan!
Yüke eşşek diye, kiralar seni...

Dildeki letafet,kapdeki sima
Sözlerin menzili, lafdaki ima
Mevzu derinleşir gelir kıvama
Cevap caiz olmaz yaralar seni

Bir sevda uğruna yıkıktır köşen
Gerceği gizlersin, gercekten şaşan
Acılar zahirse,mürşide koşan
Kahpe kahin ile karalar seni

Hak vaki olanda dostlar toplanır
Musallada Yıldırımım beklenir
Kabahatlar mazi olur paklanır
İmam talkın ile sıralar seni..
,
Gaziantep'den sevgiler ve selamlar
Yıldırım öğretmen




Gönderen: Yürek Kalemleri
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.11.2009 14:10:00
Konu: Divan’ül Lügat’it Türk'ten Bir Beyit
----------------------------------------
Divan’ül Lügat’it Türk'ten:

Algıl öğüt mendin oğul erdem tile
Boyda ulug bilge bolup bilging ula



Günümüz Türkçesi ile:

Ey oğul, benden öğüt al, erdem dile;
Halk içinde ulu bilge ol, bilgin yayıla.



Gönderen: Yürek Kalemleri
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.11.2009 13:33:00
Konu: Orhun Âbideleri - Çeviri Örnekleri
----------------------------------------
Orhun Âbideleri - Çeviri Örnekleri

(Bilge Kağan Âbidesi)




Doğu yüzü

[1] Tengri teg Tengri yaratmış Türk Bilge Kağan sabim: Karigım Türk Bilge [Kağan... ]ti Sir Tokuz Oğuz İki Ediz kerekülüg begleri budunı [... Tü]rk teng[ri... ]

[1] Tanrı gibi Tanrı yaratmış Türk Bilge Kağanı, sözüm: Babam Türk Bilge Kağanı … Sir, Dokuz Oğuz, İki Ediz çadırlı beyleri, milleti … Türk tanrısı

[2] üze kağan olurtum. Olurtukuma ölteçiçe sakınığma Türk begler budun ögirip sebinip torigtamış közi yügerü körti. Bödke özüm olurup bunca ağır törüg tört bulungdakı [... ]dim. Üze kök Tengri as[ra yağız yir kılındukda ikin ara kişi oğlı kılınmış].

[2] üzerinde kağan oturdum. Oturduğumda ölecek gibi düşünen Türk beyleri, milleti memnun olup sevinip, yere dikilmiş gözü yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup bunca ağır töreyi dört taraftaki … dim. Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış.

[3] Kişi oğlında üze eçüm apam Bumın Kağan İstemi Kağan olurmış. Olurupan Türk budunurig ilin törüsin tuta birmiş, iti birmiş. Tört bulurig kop yağı ermiş. Sü sülepen tört bulungdakı budunuğ [kop almış, kop baz kılmış]. Başlığığ [yü]kündürmüş, tizlig[ig sökürmiş. İlgerü Kadırkan yışka tegi kirü]

[3] İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye dik çöktürmüş. Doğuda Kadırkan ormanına kadar, batıda

[4] Temir Kapığka tegi kondurmış. İkin ara idi oksuz Kök Türk iti anca olurur ermiş. Bilge kağan ermiş, alp kağan ermiş. Buyrukı bilge ermiş erinç, alp ermiş erinç. Begleri yime budunı [yime tüz ermiş. Anı] üçün ilig anca tutmış erinç. İlig tutup törü[gitmiş. Ozi anca kergek bolmış].

[4] Demir Kapıya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek teşkilâtsız Gök Türkü düzene sokarak öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku bilgili imiş tabiî, Cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İÜ tutup töreyi düzenlemiş. Kendisi öylece vefat etmiş.



Gönderen: Yürek Kalemleri
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.11.2009 13:16:00
Konu: ECDADA BORCUMUZ // Bahtiyar VAHAPZADE

Ecdada Borcumuz


(Bahtiyar Vahapzade)



İmandan, gümandan, esen külekten
Bu millet bir nice yere bölündü.
Biri öbürünü iğnelemekten
Sanki çevrilerek akrebe döndü.



Bu ona şer atar, o buna bühtan
Allah kendi yetsin feryadımıza
Bıkıp kendimizi damgalamaktan
Şimdi de geçmişiz ecdadımıza.



İyiyi dışarda arıyoruz biz
Farkını bilmeden boşla dolunun
Savaş meydanından çekilmeğimiz
Adına yazılmış koç Köroğlu’nun:
“Yiğitlik on imiş, dokuzu kaçmak”
Bizim kimliğimiz bu imiş ancak?

Kendini küçültmek nerdendir bizde?
Nedir kendimize bu şer, bu bühtan?
Bizim aşağılık düşüncemizde
“Öküz olmaz imiş ev danasından.”



“O altın götürüp ülkeden” diye
Bühtan da yamadık Resulzade’ye.
Ama bir ayarı olur yalanın
Gel dünü bu güne satma sen bu gün
Kendi baştan başa altın olanın
Neyine gerekmiş altın, bir düşün.



Sen Allah, taş atma sen billur suya,
Gün gelir, vicdanın kınayar seni.
Amandır, koymayın karşı karşıya
Gelin Neriman’la Resulzade’yi



“Babek soy köküyle bizden değilmiş
Hatai İslam’ı ikiye bölmüş
Fetalı Allahsız, Vagif baz idi
Falansa azıcık kumarbaz idi
Geceli gündüzlü Hadi dem idi
O ayyaş, bu fersiz, o bigam idi
Biri garazkârdı, biri hasisti
Bu ondan iyiydi, o bundan pisti
Nâtavan böyleydi Hacer şöyleydi
Büyükler önünde o, bir köleydi



Rahmet demiyoruz ama bir kere
Milleti yücelten rahmetlilere
Bir soran yok mudur peki, sen nesin?
Söyle, bu millete ne getirmişsin?
Sen bühtan attığın bu büyüklerin
Yüzde biri kadar ne iş görmüşsün?



“Divan şairleri” yaramaz bize
Yoktur uyarlığı zamanımıza
Fikret’in oğlu da vazgeçti dinden
Gitti öz yurdundan, öz vatanından,
Hamit eserleri batı taklidi
Akif de, Fazıl da bir dindar idi”



“Doğudan Batıya ferman gönderen
Atalar ne kadar cephe yardılar
Batının önünde Fatihlerimiz
Bu gün yeni nesli utandırdılar.”



Kendini küçülten ey Türk, bir düşün
İncele tarihi bir de derinden.
Niçin utanmıyor batılı bu gün
Atasının haçlı seferlerinden?



Yadların önünde kekelemekle
Dedeni, nineni lekelemekle
Niye geçmişini sen danıyorsun?
Ulu şöhretini kıskanıyorsun,



Sözün doğruysa da deme arkadaş
Birine Turancı, birine yoldaş
Öyle bile olsa söyleme kardaş
Birine gasbıkâr, birine ayyaş



O vakitten sular akmış durulmuş
Çok şeyler değişmiş, bu ki sır değil.
Farklı düşünceler her zaman olmuş
Yarın da olacak, zaman bir değil,



Zirveden dereyi görmen ile sen
Övünme, bu değil uzak görenlik
Dereden zirveyi gör, deyim ahsen!
İşte, buna derler erlik, erenlik,
Bugünün gözüyle sen düne baksan
Geçmişe yargıda yanılacaksan,



Evvel özümüzü görek, anlayak
Bize akıl verip o ulu tanrı
Hiç görebildik mi biz on yıl gabak
Bu gün gördüğümüz bu oyunları?



Çok şey ummadık mı biz atalardan?
Bu günkü dertlere biz yâdız meğer
Bizden öncekine kulp tokmak asan,
O kulptan kendimiz azadız meğer?



Neriman kim idi? : vaktinin oğlu!
O vakit düşünemezdi o bizim gibi
Sor öz vicdanından sanki bu yurdu
O senden, ya benden az mı severdi?



Gelin ataları ata sayak biz
Ulu mezarlara taş atmayak biz
Zaman hükmeyledi, dünya değişti
Bizden arkadaki ileri geçti


Dünya göz göresi şer atar bize
Biz de şer atarız öz dedemize
Ulu Atalara yol gösteririz
Nerde ayrılsak da burda biz biriz.



Hakkı ayaklarız biz hak adına
Dil uzun, el kısa, fikir derbeder
Ya Rab! Bu dünyada öz ecdadına
Çirkef atan var mı bu millet kadar?

Gönderen: asuman soydan atasayar
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 01.11.2009 04:22:00
Konu: NE GARİP BİR ÖMÜR
----------------------------------------
ANKARA RÜZGÂRI GRUBU Şiir Rüzgârı EKİM 2009 ŞİİR YARIİMASINDA “HECE DALINDA' İKİNCİLİĞE LAYIK GÖRÜLEN ŞİİRİM


NE GARİP BİR ÖMÜR

Bin bir rengi içeren gökkuşağı tadında
Nakış nakış işledim nefesime ismini
Bir gülümlük sefadan, bunca cefa doğuran
Zaman, silebilir mi gözlerimden resmini?

……………..Buram buram misk kokan, iz taşıyan şu yollar
……………..Vuslata sırt çevirip beni hasrete yollar.


Kirpiğimden gözyaşım yanağıma düşerken
Kahrı bitmez dünyadan, nasıl hazlar alınır?
Dünüm koynumda saklı, yarınlara yürek yok
Ne garip bir ömür bu, yokuşlarda salınır

………………Visale ermek için an gözleyen şu kollar
……………….Eli değmez, eremez; yâri yürekte kollar!


Derûnumda gizlenir, serserice kahırlar
Yürek engin olunca çağlayanı duyulmaz
Gizemimde gizlenen, masum yüzlü ahımın
İzi kalır derinde, sayı ile sayılmaz.

………………Ne acılar çekiyor, hiç bilinmez şu sollar
………………Yüreğimin sızısı, istikbâlimi sollar.

Ömrüm beni satıyor bir içimlik nefese
Yerim göğüm tutuşur kızıl gurub batınca
Adımlarım yamulur, azap çeker hallerim
Dalımdaki goncayı ayrık ota katınca

……………..Yakamozlar koyunda uyanık yatan sallar
……………...Umut beşiği gibi beni koynunda sallar.

ASUMAN SOYDAN ATASAYAR