Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: GÜLCE'DE 425.GÜN(12.11.2009)
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.




Gönderen: Refika Doğan
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 13.11.2009 00:55:00
Konu: İki Kitap Bir Yürek...
Saygıdeğer Kardeşim, Osman ÖCAL Dost’ a...

O’ nu ilk kez “Yeni Edebi Akım: Gülce” grubumuzda tanıdım. Gülce’ ye gönül vermiş, yeni bir heyecan ve öğrenme azmiyle dolu, eleştiriye açık, son derece mütevazı ve saygılı...Eğitimci kimliğinin katkısıyla derinleşen sabırlı ve hoşgörülü... Çalışkanlığı, dürüstlüğü, kendisiyle barışıklığı ve merhametiyle değerli bir dosttu. Tevekküllü ve ketum, yanıyla birlikte duygularını ilk anda belli etmeyen...Sevip saydığı, inanıp güvendiği noktada önünde engel tanımayan dürüst ve ölçülü bir insandı.

•Kalemi güçlü bir şair, iyi bir eğitimci olduğu kadar yüreği dağlı bir baba...
•Bu yüzden gençler, genç kalemler onda apayrı bir yere, ayrı konuma sahiptirler.
•Çok genç yaşta yitirdiği fidanı, merhum oğulcuğuna yanan yüreğinin dumanını görmemek, hissetmemek olası değildi.

Değerli şair Osman Öcal’ ın kitap çıkaracağını duyunca çok sevindim. Zira, kitap çıkarma zamanı çoktan gelmiş, geçiyordu bile...

Bir yandan atölye anlayışıyla ürettiklerimizi paylaşıma sunduğumuz “ Yeni Edebi Akım: Gülce” çalışmalarına yönelik kurduğumuz aynı adlı grup çalışmaları, öte yandan diğer grup etkinliklerine karşı yürüttüğü sorumlu kalem ustalığı...Harıl harıl çalışan, üreten bir değer.

Değerli şair Osman Öcal’ ın aynı yayınevinden çıkarmış olduğu iki adet şiir kitabından birisi tamamiyle “Gülce “ çalışmalarına yönelik üretilen; bilgilendirici, öğretici özelliğiyle “Tuğra”...Diğeri ise değişik zaman ve mekanlarda farklı konu ve nazım başlıklarıyla kaleme aldığı bilumum şiirlerinin derlendiği “ “ Hicran Düştü Sevdama” kitabı idi.

İkinci kitap olan “Hicran Düştü Sevdama” adıyla şiir severlerin beğenisine sunulan kitap hakkında bir iki şey söylemek istiyorum sizlere...

Öncelikle ben bir otorite değil bir şiir severim. Şiirin içine girmeyi, her mısrayı yudum yudum içmeyi ve görünmeyeni görmeyi... Bu anlayışla; mısra aralarında üçüncü gözle gönül kapılarını aralamayı, naçizane gözlemlerimi sizlere aktarmayı, sizlerle paylaşmayı bir sorumluluk ve mutluluk bildim. Tabii, saygıdeğer Osman Öcal dostun engin hoşgörüleriyle...

Kitaba adını veren “Hicran Düştü Sevdama”, Osman Öcal’ ın aynı başlıkla yazılmış şiirinin adı. Değerli şair Osman Öcal’ın, “ZEMGE YAYINLARI ŞİİR KİTABI SERİSİ” nden yirmi ikinci sıradan çıkarılan ilk kişisel şiir kitabı “Hicran Düştü Sevdama” nın kapak dizaynı saygıdeğer şair Mehmet Nacar’ a ait. Tam da kitap ismi ile örtüşen bir kapak resmi...Osman Öcal’ ın merhum oğlu “Oguz Öcal “ a ithaf ettiği kitabın ilk sayfasının ardından yine değerli şair – öğretmen Mehmet Nacar Hoca’ mızın sunuş yazısı yer almaktadır. Ve takiben içeriğe, Osman Öcal’ ın farklı zaman dilimlerinde kaleme aldığı farklı duygu ve düşünce esintileriyle dolu şiirlerine geçiliyor.

Yerel, ulusal, tasavvufi ve beşeri motiflerin nakış nakış işlendiği özgün eserlerle dolu yürek çırpınışları...

Kitabın son arka kapak sayfasında ise şairin Biyoğrafisi bulunmaktadır
Kitap içeriğinde yer alan şiirlerin genelindeki ana tema; sevgi, aşk-sevda ve dostluk üzerine.
.../...

Gelelim birinci kitap “TUĞRA” ya...

“TUĞRA”, Gülce edebi çalışmaları çerçevesinde kaleme alınan, değişik tür ve başlıklar altındaki nazım çalışmalarının derlendiği;

Adıyla örtüşen sade ancak gizemli kapak dizaynı ile daha ilk bakışta dikkat çeken çok farklı bir kitap.

ZEMGE YAYINLARINDAN çıkan “TUĞRA” Temmuz-2009 basımı olup,

Dizgi: Mehmet Kara

Redakte: Mustafa Ceylan

Kapak Tasarım: Mehmet Nacar’ a ait.

Kitap;

Ege Matbaa-Reklam Ajansı

Cilt: Anıt Matbaası/ GAZİANTEP antetiyle çıkarılmış...

Kitabın ilk sayfası nda, kitabın redaktörlüğünü de yapan; Gülce nazım çalışmalarının öncüsü, “Antalya Şiir Derneği Başkanı” Mustafa Ceylan’ nın “Tuğra’ ya Dair” sunuş yazısı bulunmakta, hemen ardından kitap içeriğinde yer alan -Nazım Biçimleri- ni dört ana başlık altında özetleyen kapsamlı bir bilgilendirme yazısı “Giriş” yer almaktadır. Bu başlıklar:

1- Divan Edebiyatı
2- Halk Edebiyatı
3- Tekke-tasavvuf Edebiyatı ve
4- Yeni Türk Edebiyatı gibi ana başlıklardır.

Bu başlıklar ayrıca kendi içinde alt başlıklara ayrılarak, farklı nazım biçimlerini kısa, anlaşılır, özlü tanım ve anlatımlarla örneklendirip, şiir severlere zengin ve seçkin bir ziyafet, eşsiz bir bilgi kaynağı olarak sunuyor.

Kitap, çeşitli dönemlerdeki akımların süreç içindeki gelişmelerini...Her gelişmenin kendi içinde tamamlanışıyla şiirde yeni arayışlara farklı bakış açılımlarına kapı araladığını gözlemleyebiliyoruz.

Kitabın 40. cı sayfasında yer alan “ Gül Üşür ” başlıklı SATRANÇ türünde yazılan nazım örneğiyle,

60. cı sayfada yer alan” Yorganım Toprak “ başlıklı ZİNCİRBENT nazım örneği ve tümüyle “Yeni Edebi Akım: Gülce” başlıklarıyla yazılan nazım türleri okunmaya, irdelenmeye değer, son derece heyecan verici eğitici ve öğretici birer kaynak çalışmaları.

Yine kitabın 70. ci sayfasından başlayarak 99. cu sayfasına değin devam eden Gülce örnekleriyle, şiirin farklı ve gizemli dünyasına girebiliyoruz.
Çeşitli başlıklar altında bir çok farklı nazım türlerini bünyesinde barındıran “ Gülce” nazım çalışmalarının ne kadar ciddiyetle, özen ve emekle ele alındığını ancak o türün örneklerini okudukça anlayabiliyoruz.

Eski ile yeninin, hece ile serbest’ in ve hatta Aruz, Rubai, Gazel gibi – geçmişte zor diye tanımlanan- kalıpların çok daha anlaşılır bir dil ve teknikle ele alınıp irdelendiği yeni nazım anlayışıyla şair;

Dar bir kalıp içinde kalmaksızın belli bir kural ve disiplinle hem hece hem serbest vezinleri buluşturarak ahengi yakalıyor, söylemek istediğini özgür ve özgün bir akıcılıkla dizelere aktarabiliyor. Gülce’ de her duygu ve düşünceye göre bir nazım anlayışı oluşturulmuş, böylece daha net ve yoğunluklu, daha anlaşılır biçimde ifadelerle şiirin mısralara işlenişi sağlanmıştır. Örneğin;

“ BULUŞMA “ nazım türünde, vurgulanması ya da söylenilmesi istenen duygu ve düşünceler belli bir kural içinde kurgulanarak finalde (vurucu söylemler diziniyle) buluşturulur. Buluşan sadece mısralar değil, hece ve serbest vezinlerdir de...

Diğer bir Gülce başlığı olan “TOKMAK” nazım türünde de buna benzer özgün bir düzenek vardır. Artan veya azalan mısra sayılarıyla hece ve serbest vezinler birlikte kullanılırken; şair kendisini ya da herhangi bir yakınını hicveden/yeren duygu ve düşüncelerini içeren mısraları belli bir akış içinde geliştirerek, “TOKMAK” tanımına uygun vurucu söylemini finale taşır.Üçgen, Akrostik, Tekil ile şiir alışılmış tek düzelikten çıkarılarak; edebi ve matematiksel bir estetizmle, mantık ve duygu birlikteliğinin en anlamlı örnekleri sunuluyor okura. Triyolemsi(Üçleme) , Sonem gibi batı kalıpları yeni bir anlayışla derlenerek, şiire gönül vermiş kalemlerin daha rahat ve özgürce işleyebileceği bir tekniğe kavuşturulmuştur. Yeni Edebi Akım: Gülce’ nin ve Gülce’ den örneklerin yoğun olarak ele alındığı “ TUĞRA” şiir kitabında; Gülce’ nin bir kaç ya da bütün türlerinin –anlam bütünlüğüne sadık kalınarak- aynı şiirde örneklendirildiği “BAHÇE”, gerçek bir GÜLCE şölenidir.

Bu arada gerek konu gerek teknik gerekse ağdalı diliyle DİVAN EDEBİYATI’ nın en önemli türleri olan “ ARUZ, RUBAİ, GAZEL” in birlikte temel alınıp yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulan “ GÜLİSTAN”, “TUĞRA”, “ ÖZGE ve ÖZGECAN” ile “ ÜÇGÜL” gibi örnekler gerçek anlamda öğretici birer ders niteliğinde; eski ile yeniyi kaynaştıran, genç kalemlere sevdiren, yapıcı ve yol gösterici çalışmalardır.

Binbir emek ve özveriyle hazırlanıp okurla buluşması sağlanan “TUĞRA”; eğitici - öğretici yeni yüzüyle edebiyatımıza, geleceğimize, gençliğimize ve bütünüyle değerlerimize doğrudan katkı sağlayacak önemli bir paylaşım.
Kitap okunduğu sürece anlaşılır, değerlenir...”TUĞRA” da gerçek sahipleri olan siz değerli okurlarıyla buluşarak hak ettiği değerle taçlanacaktır.

Genelde “Yeni Edebi Akım: Gülce” için, başlangıçtan bugüne değin canla başla çalışan...

Özelde, Gülce çatısı altında yapılandırılan yeni nazım anlayışının derinliğince anlaşılması, değerlendirilmesi amacına yönelik eğitici-öğretici yanıyla, şiir severlerle buluşturulması zaruret olan “TUĞRA” nın hazırlanmasında emeği geçen, başta Kitabın sahibi değerli şair Osman Öcal olmak üzere, Sayın;

Mustafa Ceylan

Mehmet Nacar

Mehmet Kara ile,

Ege Matbaa-Reklam Ajansı ve

Zemge Yayınevine;

Başarılarının devamı dileklerimle, teşekkür ediyorum...

Refika Doğan



Gönderen: ıspartalı zeki çelik
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 12.11.2009 21:27:00
Konu: VATAN,MİLLET,SANCAK,BAYRAK İÇİN YÜREĞİNİ KOY YETER Kİ....
----------------------------------------
YÜREĞİNİ KOY

Daima yan çizip gözünü kıpma,
Birlik ol, dirlik bul özünden kopma,
İhanet edenle işbirlik yapma,
Bu vatan uğruna yüreğini koy.

Atatürk bizlere bunu öğretti,
Mehmet Akif Ersoy marşı dinletti,
Seyit onbaşımız göğü inletti,
Bu vatan uğruna yüreğini koy.

Sakarya harbini unutmayalım,
Yeni doğmuş nesli yanıltmayalım,
Ülkede huzuru dağıtmayalım,
Bu vatan uğruna yüreğini koy.

Erkekte,kadında aynı görüşte,
Görevi yapmalı verilen işte,
Bu sevda kükresin bacı,kardeşte,
Bu vatan uğruna yüreğini koy.

Zekice düşünüp ver bu kararı,
Herşeyden önemli ülke yararı,
Bölücülük yapıp açma zararı,
Bu vatan uğruna yüreğini koy.

GÖNÜL DOSTLARINA SEVGİLER,SAYGILAR,SELAMLAR İLETİYORUM.
TÜRKİYE Yazarlar,Ozanlar,Bestekarlar,Şairler Gurubu (aynen yazınız)
AŞKIN DERYASI Kitabımdan Damlalar GURUBU (tıklayıp üye olabilirsiniz)