Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: GÜLCE'DE 484.GÜN(10.01.2010
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
Gönderen: gülçocuk-serkan ökçe
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 10.01.2010 16:15:00
Konu: ayrılık
----------------------------------------
Ayrılık

Ayrılık dediğin aramıza örülmüş bir duvar
Döşenmiş tel örgüler
Kapalı kapılar
Üstümüze çekilmiş kurma kolları
Sürülmüş sürgüler…

Ayrılık dediğin lafta
Dört duvarla çevrili
Dar bir oda
Yalnız değilim ben burada,
Yalnız değilim
Seni de getirdim
Seni de aldım yanıma

Ayrılık dediğin
Ellerin tutuşmaması değil
Gözlerin bakışmaması değil
Soyunup birlikte girememek değil yatağa
Ayrılık dediğin;
Birlikteyken
Başka yerlerde olmak
Bir başkasıyla girmektir aynı yatağa

Serkan Ökçe




Gönderen: Nermın Terzı Ankaralı Şiir Sevenler
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 10.01.2010 13:24:00
Konu: ÇAPRAZLAMA VE ÜÇGÜL E BİRER ÇALIŞMA
----------------------------------------
SESSİZLİK İSTERİM

DURMADAN vur saat tik tak tiki tak
Sinirler boşaldı uyku ALMADAN
Alın ki duvardan kırıp VURMADAN
KALMADAN parçası alın başımdan

Sessizlik isterim her şey SESSİZ
HÜKÜMET sağlasın düzen ve dirlik
EŞSİZ olsun ülkem her zaman baş dik
Of hani kardeşlik nerde SÜKUNET

ÜÇGÜL

BİR KAÇ SAAT
Bir kaç saat OLSA DA kavuştu ellerimiz
Gözümüz yaş DOLSA DA akmıştı sellerimiz
Çarpan yürek sesiyle DİNMİŞTİ hasretimiz

Sözler dile GELSE DE gençlik her an solsa da
Acın yürek DELSE DE saçlarını yolsa da
Ayrılık saatinde BİNMİŞTİ otobüse

Dertten derde SALSA DA uzadı yollarımız
Ahım sana KALSA DA yalnızdı kollarımız
Ah vefasız sevgili SİNMİŞTİ kokun bana



2006 yılında bu sitede bir bayan şair demişti ki:nermin haım hece öğrenmek istiyorsan önce kafiyeleri ayarla sonra kelimeleri yerleştir,bu sözler hiç aklımdan çıkmadı.Çalışma yaparken mübarek ilham gelmiyor,ben de o bayanın söylediği gibi yapıyorum,bazen de peş peşe ve hece geliyor,o zaman işim kolaylaşıyor.
hocalarım olmuş mu? çıkıyorum,yarın bakarım




Gönderen: Mehmet Ozdemir 4
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 10.01.2010 02:17:00
Konu: KAN ŞAFAĞI
----------------------------------------
KAN ŞAFAĞI

Kan tükürdü geceler
Eylül döndü hazana

Çelik yüzlü adamlar
Eylülü sele verdi
Bu nasıl bahçıvan
Onca gülü sele verdi

Kanlara boyandı gül
Dargın yanımızdır eylül

Dert öğüttü anne
Gam büyüttü anne
Gözyaşını göğe sildi
Hasrete bulut kesildi

Budadı solu sağı
Kirli kan şafağı
Kanlara boyandı gül
Vurgun yanımızdır eylül

Dağ deviren yiğitler
Baş edemez zulümle
Haki renkli rüyadan
Uyandılar ölümle

Ağla bulut ağla
Rahmet rahmet in
Güneşi sağdı gün
Guruba kan döküldü

Kanlara boyandı gül
Yorgun yanımızdır eylül

Şafağa kurşun kala
Dara çektiler yine
Bağrına taş basamaz
Elleri bağlı anne

Bu tespihi kıran kim
Bu ortamı geren kim
Eylül mü karabasan
Bu rüyayı yoran kim

Budadı solu sağı
Kirli kan şafağı
Kanlara boyandı gül
Kırgın yanımızdır eylül

Ölümü beyaz çizen
Yüzü kara adam kim
Kan kurusu boyası
Resim üryan netekim

Mehmet ÖZDEMİR




Gönderen: Vuslatî/osman öcal
Alan: Grup: Gülce
Tarih: 10.01.2010 01:22:00
Konu: Tükenir Son Otuz Beş (SONE’M-GÜLCE)
----------------------------------------
Tükenir Son Otuz Beş (SONE’M-GÜLCE)

Hayaller lime lime, her dikişte bir sökük;
Bir ömrün gazasında kırılmış omzun dalın.
Yolun muhtaç asâya, ne gül kalmış ne çalın;
Sıralansa birebir, anılar boynu bükük.

Bâki olan kubbede bir yıldızdın bir güneş;
Delerdin bulutları, gün görürdü yürekler.
Her gün bahar mevsimi uçardı kelebekler;
Gönül yaşından bile, tükenir son otuz beş.

Yastığında uyur düş, istek tutan her gencin;
Dar bir zaman içinde dünya o kadar geniş.
Son dönemeç üstünde yok mu geriye dönüş.

Sebebi mâlum işte kırılan her direncin;
Düşür aynalara da, hele bir gör hâlini;
Çözeceksin bakınca anlamsız suâlini.

Osman Öcal