Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: ŞAİRİN BAYRAMI(8 Eylül 2010)diyardandiyara.com
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
ŞAİRİN BAYRAMI

Mustafa CEYLAN
***************



Sözlerime bütün dostların, saygıdeğer "Diyardandiyara" camiasının ve okuyucuların Ramazan bayramlarını tebrik ederek başlıyorum.
*
Bayram... Evet Bayram... Şimdi bizim komşu Hatice Teyze' nin oğlu Bayram ne yapıyor acaba? Arefe günü kabir ziyaretini ihmal etmemiştir bunu biliyorum. Ama ben, gurbette olduğum için arefe günü kabir ziyareti yapamadığım, rahmetli dedemin, ebemin, annemin, babamın ve aramızdan ayrılan hısım akrabanın mezarlarını ziyaret edemediğim için oldukça üzgünüm. Hani demişler ya, "bülbülü altın kafese koymuşlar, gene vatanım demiş" diye, "hah işte aynen öyleyim" bu bayramda gene. Gene hüzün doluyum. Gene dokunsanız çocuklar gibi ağlayacağım sanki. Kocaman adam olmuşuz, boyumuzla beraber torunlarımız var, lâkin, gelin-görün ki içimizdeki o çocuğun masumluğu ve hüzünlü ikliminden kurtulamıyoruz. Uzaktan uzağa "fatiha" göndermek, dualar ışınlamak elbette mümkün ama, kabrin kenarına diz çökememişin ya, o kahretmekte insanı...

Hatice Teyze' nin oğlu Bayram, "Ben gurbete gidemem. Gitsem de fazla duramam. Yaşayamam ki. Suda balıkım ben. Çıkarmayın beni buradan, bu topraklardan ayırmayın, gitmem gurbete" derken, direnişi, sarılışı dağa-taşa-kuşa, dolanışı asma dalına, kavak ağacına tırmanan sarmaşığa yaprak yaprak; bebelere pamuk şeker dağıtışı, dedelere baston oluşu, ninelere gözlük oluşu... Ah ki ah!!! Haklıymışsın be Bayram!

Seni anlayamamışım. Şimdi ilimden-otağımdan çok çok uzakta bir bayramı yaşamaya çalışırkeni seni anlıyorum.

Bayram sabahları senin, seherin serinliğiyle düştüğün hüzün iklimine, ıslak ve sessiz iklime o zamanlar anlam verememiştim. Bayram namazı çıkışında, caminin bahçesinde bütün konu komşu ile bayramlaşma yapılırken yüzündeki ifade geliyor gözlerimin önüne. o sıcacık, o arı, duru ve yalın ifade. O candan, o samimi ve o çiğdem yaprağı berraklığı... Sonra, evinizin bahçe kapısına kadar başın önde gidişin ve bahçe kapısında Hatice Teyze'nin elini öpüp duasını alışınla, yüzüne düşen bahar yeşili havayı hiç bir gurbet havası silemedi hâfızamdan.

*
Şairin bayramı, öksüzün sevindiği andır. Ayakkabısı olmayan bir çocuğun giydiği ıskarpinlerin ışıltısıdır. Kimsenin açmadığı kapının açılması, küslerin barışması, özlenen ve beklenenlerin hasretliklerinin son bulmasıdır. Vuslat anıdır. Kavuşmadır.
En çok da şiirin doğurulması anıdır. Şiirin doğuşu ve şiirin başka diller ve mekânlarda okunmasıdır. Kitaplarda, dergilerde yayınlanması, ezberlenmesidir.

Şairin bayramı şiirledir. Şiirin çokluğunda değil bayram, şiirin kalitesi, estetiği ve yükseliş çizgisi, etki alanı ve şairinin adını insan aklına nakışlamasındadır. Şairin bayramı, şiirin kanat kanat yükselişindedir.

*
Usta Karakoç;

"Bayramlar Bayram Ola - 1

Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı
Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..

Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı
Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..

Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok

Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını
Adam “evet” dedi, sıktı dişini..

Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara

Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı
Adam “öyle” dedi, bağrında sızı..

Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Yıllar, aylar, günler erirken yasta

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı
Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..

Suları Islatamadım(sh.56)
.
Abdurrahim Karakoç "
demiş. Şairin bayramı, bu mısraların ruhunu yakalamakla olur. Yoksa, melil-mahzun "gurbet bayramı" ı ile, "Bayram gelmiş neyime" türküsüne takılıp kalınma ile elem yağmurunda ıslanmaktan kurtulamamaktır. "Bugün bayram günü derler" veya "Bayramım olsun, bayramım olsun" diyen türküleri çalan bağlamanın tezenesine yürek koymadadır.
*
İnsan hayatı çok kısa. Ve bayramlar bu kısa yolculukta önemli kilometre taşlarıdır.
Geçen bayramda aramızda bulunup da şimdi rahmetli olanları düşünelim hele. Fani dünyanın fenalık rüzgârına kapılıp gitmeden "Ver elini- uzat hele dost, bayramlaşalım! Bayramın kutlu olsun!"
Nice bayramlara Bayram...
Nice bayramlara Hatice Teyze, Osman Emmi.
Ve
Nice bayramlara şair dostlarım, mısra kuyumcuları...
Nice bayramlara "diyardandiyara"!