Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: ONİKİDİR ŞU BURDUR’UN DERMENİ ; Yorumum
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.


" ONİKİDİR ŞU BURDUR’UN DERMENİ


-------------------Değirmenci Kızına...

Dolanır yıl, on iki ay içinde
Dolanır da anam
Birbirine ulanır...
Yağmuru yok, boranı yok bu gölün
Kim demiş ki gece gündüz bulanır?
.....................Dolanır yıl dolanır
.....................Dolanır gül dolanır
.....................Sevdiğim gül goncası
.....................Ağzımda dil dolanır.

*
Buğday, başak, ekin, yığın
Bir sipsi havasında öğle güneşi
Bir testi ayran içinde türkü
Bir yaban armudu gölgesi serin
Gözlerin göl yeşili
....................Gölden de derin...

Taş döner, uğuldanır demir zikke
Düşer dolap dolap suyu derenin
Kurna Köyünde iki değirmen
“Ayan Hasan Değirmeni”nde sırt çantam
”Tıkırdık Değirmeni”nde gönül aynam
Nideyim sensiz su kuşlarını?
“Değirmenci hakkı” derler, vermeliymişim
Hasretin omzumda, kırık kollarım
Sesin böler ter kokan sessiz zamanı
Kurtuluşum olur gül kokulu ellerin
.......................Hele gözlerin
.......................Hele gözlerin....
*

Bir Tepeli Hasan Büyükçoban çıkar
Ses olur sesime
Sarısözen’e kaynak olur
Ve Mehmet Özbek anlatır öyküyü
Gülce düşer kaleminin ucundan
Burdur’da her bir türkü
Destanı olur yüreklerde
.........................Gülcelerin
.........................Gülcelerin...


Der ki:

Yaşamışız yüzyıllarca kardeşçe
Bu canım memleketin her bir yanında
Cihan harbi çıkana dek...
Ne “Rum” demişiz Rum’a
Ne “gavur” demişiz Ermeni’ye
İnsanlık erdeminde Türk’ün gökyüzü
Yeryüzü barış, dostluk ovası
Niye sen – ben ?
Niye ötekileştirme ?
...........................Niye diyelim ?
...........................Niye itelim ?
...........................Niye?

Ne zaman ki sevr paçavra
Ne zaman ki işgal, çizme
Ne zaman ki zulüm, ayrılık,
Ve cayır cayır yanmada Anadolu
İsyan ve kan
Acılar içinde bu kutsal vatan...
Tutsak edilmez ki Türk Ulusu
Ne bilsinler, ne bilsinler bunu?
İşte o zaman
Türkün coğrafyasında
Türkçe dönmezse değirmen
Havası bile değişir türkülerin
............................Türkülerin
............................ Deyişlerin
............................ Değişir havası
.............................Memleketin...

*
Gül gider
Isparta’dan Burdur’a
Gül gittikçe ben giderim ay hanım
Burdur’dan Antalya’ya
Yana döne yol gider
"Kabacalı Değirmeni" yol üstünde
Berberoğlu Un Fabrikasında
"Sadık Altınkaya Değirmeni" var bilirsin
"Can Makarna Değirmeni" nden
Her üçüne yüküm yüküm
Başak gider, buğday gider
Un gelir...
Sen gelmezsin ay hanım
Kaç mevsim var yollarında tozmuşum
“Tapucu Yakup” bile kimsesiz kaldı
Yarısı yıkık değirmen içinde...
“Ali Bey Değirmeni”nin kapalıymış kapısı
Kaderini kara kara
San ki kaderimle yazmışım...
Of anam, ay hanım neredesin bir ses ver,
Ses vermezsen
Yakım yakım türkü yak
Türkü gönder bu tarafa
Türküler ki
.........................Hepsi senin,
.........................Hepsi senin...

Morarmış bir bulut geçer tepesinden
Ağlayarak şimdilerde mahzun mahzun
Safi un kesilir "Kaymakamoğlu Değirmeni"
Bembeyaz...
"Çobanönü" nde
Sevdasıyla yanar çatısına sarkan dal,
Mavidir serçe kuşlarının gagası
"Hamit değirmeni" nin...
Sarıdır nefesleri, sen yoksun diye
İyi bilirim,
"Hatip Hoca Değirmeni" önünde
Açan çiçeklerin,
...........................Çiçeklerin...


"Bavli Değirmeni"nin sahibiyse Rum
Biz öyle bilirdik en azından
Bilmezdim "Değirmenci kızı" olduğunu senin
Nereden bileydim?
Kurbanın olurum...
Bilemedim işte
Meftunun olduğum günden beri
Gittiğin günden beri
Başımda döner durur
Şu Burdur’un tam oniki dermeni
Söyle şimdi
..........................Nerdesin ?
..........................Neredesin ?
..........................Ay karanlık ay hanım
.....Cılgadan bir yol gider dermenlere içimden
.....Yolundayım, biliyorum,
......Bekle sana geliyorum,
......Nefesimde nefesin.
................................Nefesin...

......Derim ki :

"Onikidir imanım aman, şu Burdur’un dermeni
Dermencisi efem aman Urum değil Ermeni
Ya kendisi efeler aman ya kellesi gelmeli

Ay karanlık efem görünmüyor izimiz
Üç kardeşiz efem kurban gitsin birimiz

Bir incecik yol gidiyor dermene
Oturmuşlar efem aman çayır ile çimene
Hem severim efeler aman hem döverim kime ne

Al karanfil aman mor şişede ıslanır
Bir gün olur efem deli gönül uslanır."


Mustafa CEYLAN

(Gülce-Buluşma)


----------------------------------------
GÜLCE-BULUŞMA : Hece serbest birlikteliğiyle oluşan şiir türü.
Mustafa Ceylan (MustafaCeylan) "



Bu şiirin içinden sadece gönül geçmiyor! Bu şiirin içinden koca bir tarih geçiyor, mücadele geçiyor, millet-halk geçiyor, acı elem, umutla sevinç geçiyor, medeniyet geçiyor, motif motif kök salmış bir gelenek, kültür geçiyor, insan geçiyor, yürek geçiyor, dostluk geçiyor, ihanet, düşmanlık, barış geçiyor, varlık geçiyor, yokluk geçiyor, mertlik geçiyor, namertlik geçiyor...

Bu şiirin içinden koca bir coğrafyam, TÜRKİYE' m geçiyor!

Bu muhteşem dizelere, bu muhteşem sese, bu muhteşem gerçeğe ne demeli, nasıl demeli...
Kurban olam Burdur' a, Burdur' la simgeleşip yükselen MEMLEKETİME, kurban olam memlekete yüz sürüp yürek dokunduran can' larıma, kurban olam...

Değerli Hocam; bu muhteşem dizeler karşısında ben beni unuttum! Ne diyeceğimi, nasıl diyeceğimi şaşırdım, o muhteşem kaleme saygıdan gayrı...