Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: “ Aşk-ı Bahar ” Şiirine Yorumum
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
“ Aşk-ı Bahar ”
Bir küçük martı kondu omuzuma
Bir nefes özlem taştı yürek kabımdan
Sana doğru koştu elimdeki çizgiler
Dilimdeki dikenler hep sana battı kökünden

Bir Sakarya coştu saçlarımdan
Bir fener alayı işgal etti göz fenerimi
Doyasıya sen koktu denizin boynu
Ve ben semalara doldum rüzgarından

Bir çimen yeşillendi kazağımın örneğinde
Üstüme giyindim seni üşüdükçe
Bir masal kapısı açıldı sen güldüğünde
Ve hüzünlendiğinde bir ilmek eksilttim düşlerimden

Bir tomurcuk yeşerdi baharı karşılayan
Bir çiğ tanesi eşlik etti gamzene
Derken bir kuş kanatlandı dalından
Ardından bin kanat oldum sana ulaşan

Burnumda mis gibi leylak kokusu
Başımda dinmek bilmeyen kavak yelleri
Çapkın bir ıslık yerleşti dudaklarıma
Bir sen varsın hayatımda birde diğerleri

Özledim dedim eski günleri
Beklediğin durağın bankını
Bir tren rayına sıkışmış mektupları
Birde mektupların sürdüğü kokuları

Gel ki gözlerine yerleşsin gözbebeğim
Gel ki geç kalmayalım yeni baharlara
Bu kadar yaklaşmışken saçlarının ıtırlarına
Bırak ışıklar yuvarlansın engin sulara



PEMBEKUVARS "



Yazı dili, Şiir dili, söylem farkı ve özgünlük...

Her yazarın, şairin ve farklı san' at erbâbının mutlaka ki farklı, özgün bir dili, söylemi vardır, olmalıdır da! Bunu yaratabilmiş olandırdır kendi şaşmaz çizgisinde kendi iskeleti üzerinde durabilen...

Değerli şairimizin bu naif dizelerini okurken, o şiir dili, melodik yapısı suyun akışı gibi -gürül gürül- aktı özüme; serçenin minicik kanatlarıyla kanat çırpışı, şarkı söyleyişi geldi kulaklarıma! İşte budur dedim şiirin melodik akışı, budur bahar ve baharın yeşertisinde insanın çoğalışı!

Kutlarım şirin, sevimli mi sevimli güçlü kalemi...Başarı ve dostluk dileklerimle...