Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: Asya’nın Avrupa’ya yürüyüşü
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
Asya’nın Avrupa’ya yürüyüşü

Ahmet ÖZDEMİR
****************


Dünkü yazımın sonunda bugün ağustos ayında yapmak isteyip te yazmaya fırsat bulamadığım bir kaç zafer şiiri anımsatması yapacağımı belirtmiştim..
Ağustos, Türk Ulusu'nun, fetihler ve zaferler ayı. Zaferlere girmeden önce Yetik Ozan'a bir kulak verelim:
Kurşun derelerin sustuğu çağdır;
Susuzluk çağıldar taşlar katında,
Yeşilin kendini astığı çağdır
Uzak çamlar, sürgün kuşlar katında.

Gün yürür; dağ, yazı gölgeye girer,
Öfkeli başaklar dalgaya girer,
Anılar birer tunç tolgaya girer;
Zafer bayraklaşır başlar katında.

Gün döner; gündöndü yere serilir,
Bir saz burgulanır, bir tel gerilir,
Her akşam bir ölü oğul dirilir
Ana gözündeki yaşlar katında.

Ay doğar; bin yıllık bir denk çözülür,
Aynı tasta aynı kına ezilir,
Hala körpe gelin gibi süzülür
Ağustos ölümsüz düşler katında.
16 Ağustos 1064'de Kars'ı fetheden Alparslan, 26 Ağustos 1071'de Malazgirt zaferi ile Anadolu'nun kapılarını ulusumuza açmış ve büyük yürüyüş başlamıştı.
Bu yürüyüşü, bu yıl 11 Nisan günü kaybettiğimiz Gültekin Sâmanoğlu'nun dizelerinden şöyle izleyebiliriz:
"Bunlar: Ova taşları, Tanrıdağ'ından belki,
Bunlar: Oğuz Türkleri, Peçenekler, Selçuklar.
Aynı dili konuşan, aynı soy'dan çocuklar
Ki hepsi, gündoğu'da bir özlemle uyanmış;
Ve hepsi, en doğu'nun Türkleri kadar yiğit.
Üstten bu gök çökmedi, alttan yer delinmedi
Kendine dönüş için büyük tekne Malazgirt
Türklüğün hamurunu yeniden mayalamış;
Tarihe yolcu etmiş nice bir civanmerdi
Atının terkisinde, binlerce Alparslan'ın.
Bu başgöz ediş var ya, nice büyük ustanın
Ve nice kahramanın yüzüsuyuna hürmet:
Bilge Kağan, Kül Tigin ve bütün töresiyle,
Orkun Anıtlarının yıllar süren düşü bu;
Dağı, gölü, ırmağı; yanıyla yöresiyle
Asya'nın Avrupa'ya doğru yürüyüşü bu...
Türk Ulusu, Malazgirt Zaferi'nden buyana Anadolu topraklarında 932 yıldır dalgalandırdığı al bayrağı hiç bir engel tanımadan geleceğe taşıdı.
Ağustos Zaferler ayı. İşte hatırlayabildiklerimiz:
3 Ağustos 1389 1. Kosava Zaferi
11 Ağustos 1473 Otlukbeli Zaferi,
23 Ağustos 1514 Çaldıran Zaferi,
24 Ağustos1516 Mercidabık Zaferi,
27 Ağustos 1516 Haleb'in fethi,
23 Ağustos1519 Cezayir'in fethi,
29 Ağustos1521 Belgrad'ın fethi,
29 Ağustos1526 Mohaç'ın fethi,
22 Ağustos1534 Tunus'un fethi,
29 Ağustos1541 Budin'in alınması,
10 Ağustos1543 Estergon 'un fethi.
Ağustos zafer ve fetihleri listesine devam edeceğim. Ancak bir parantez açmak istiyorum. Estergon kalesinin fethi denilince, bir serhat türküsünü hatırladım. Yukarıda andığımız zaferlerin anısı, halk şiirimizde ve müziğimizde koçaklamalar aracılığı ile, kaybettiğimiz yerler de ağıtlamalarla yaşamış, günümüze gelmiş. Bunlardan birisi de Estergon Kalesi:
Estergon kalesi su başı durak,
Kemirir içimi bir sinsi firak
Gönül yâr peşinde, yâr ondan ırak;
Akma Tuna akma, ben bir dertliyim
Yâr peşinde koşar kara bahtlıyım.

Estergon kalesi su başı kaya,
Kemirir gönlümü aşk denen belâ,
Çektiğimi hoş gör, gel etme cefa;
Akma Tuna akma, ben bir dertliyim
Yâr peşinde koşar kara bahtlıyım.

Estergon kalesi su başı hisar,
Kafir bayarağını burcuna asar,
Baykuşlar çağrışır, bülbüller susar;
Akma Tuna akma, ben bir dertliyim
Yâr peşinde koşar kara bahtlıyım.

Estergon kalesi su başı kale,
Göklere ser çekmiş burçları hele
Biz böyle kaleyi vermezdik ele;
Akma Tuna akma, ben bir dertliyim
Yâr peşinde koşar kara bahtlıyım.
Açtığımız parantezi kapattıktan sonra, ağustos zaferlerini saymaya yarınki yazımızda devam edelim...