Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: Sydney'de Asuryani kadın
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
ANADOLU KADINI 2

Doğduğunuz gün düşer içinize Anadolu. Sonrasında alınyazısı gibi, kader gibi yaşarsınız Anadolu’yu. Nere gitseniz sizinle gelir, terk edemezsiniz onu. Deriniz gibi giydirilmiş bir elbisedir, çıkarıp atamazsınız; verene dek son soluğu.
Strasburg’daki Maraşlı Kürt kadından sonra, bu kez de 2011 Ocak ayında Sydney’de bir AVM’de, Mardinli Asuryani bir kadınla karşılaştım. Daha ilk bakışta, karıncayla fil farkı kadar, net fark ettim onda Anadolu’yu.
Dünyanın her yerinden çok farklı ülkelerden, çok farklı etnik kökenlerden insanların yaşadığı bu şehirde, görür görmez tanıdım onun Türkiyeli olduğunu.
Çünkü “Ben Anadolu’yum” diye haykırıyordu sanki. 40-45 yaşlarındaki bu kadının mahcup, utangaç duruşunda, çekingen ürkek davranışlarında, ezikliğinde, kırık duygularında buldum Anadolu’yu.
Ama Türklere küsmüştü Asuryaniler. Hatta burada bir de soykırım anıtları vardı ve bundan Osmanlıyı sorumlu tutuyorlardı. Bu yüzden önce konuşmak istemedi. Fakat ısrar edince dayanamadı ve başladı anlatmaya.
“Mardin’i çok özlüyorum abey” dedi ve koy verdi gözyaşlarını.

Dizildi boğazıma düğümler
Dışarıya parka diktim gözlerimi
Saklamak için gözlerimdeki nemi.
Boğdu boğazımda düğümler
Anadolu’da buldum kendimi.

Kimin ne hakkı var oysa
Kimin ne hakkı var bu kadına
Bu acıları yaşatmaya.
Etnik kökeni farklı diye
Anayurdundan ayırmaya
Devlet millet diye
Egemenlerin keyfiyetine bırakmaya?

Karşıyım tüm dünyada
İnsanları renklere, ırklara
Ve cinslere bölen devletler sistemine
Karşıyım, devletin milletin kutsallığına
Karşıyım devlete tapan zihniyete.
Ve devlet millet diye, diye
Karşıyım egemen güçlerin, yönetenlerin
Küresel sermaye ile işbirliğine.

İnsandır oysa dünyanın tek kutsalı
Ve devletidir insanın en büyük düşmanı.
Devlet ve yönetenin, siyasi çıkarları
Kamplaştırıp, çatıştırır insanları
Katlederek en güzel duyguları
Egemen kılar, kin, nefret ve acıyı.

Eğer diyorsanız ki:
İnsan olsun dünyanın tek kutsalı
O zaman tüm devletler ortadan kalkmalı.
Savaş ve savunma giderlerinin
İnsanlığın refahı için kullanıldığı
İnsan temelli yeni bir dünya kurulmalı.