Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: İsa Kayacan'ı kaybettik
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
Prof. Dr. İsa Kayacan öldü.

Çok üzgünüm. Çünkü Türk basınının duayen isimlerinden Prof. Dr. İsa Kayacan'ı 15.10. 2014 günü kaybettik. Fakat inanıyorum ki, cismi varlığı sona erse de ismi eserlerinde devam edecek. Kendisine Tanrıdan rahmet ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Ve kendisiyle ilgili olarak önceden yazmış olduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

NOBEL'DEN SONRA GUİNNES'E

Orhan Pamuk ile ilk nobelimizi almıştık. Fakat bu kez edebiyatımız adına çok daha farklı bir durumla karşı karşıyayız. Bu kez ödül değil rekor istiyoruz. Edebiyatımızı Guinnes Rekorlar Kitabına sokmak istiyoruz.

Bu nasıl olacak derseniz, Prof. Dr. İsa Kayacan’ın başvurursu ve tabii ki bunun kabul edilmesiyle olacak. Sayın Kayacan’ın şimdi bu başvurunun hazırlıklarıyla uğraştığı haberini aldığım için, ben de bu yazıyı kaleme almak ihtiyacı hissettim.

Türk yazın ve yayın hayatında çalışkanlığı ve üretkenliği ile tanınan Sayın Kayacan’ın kendi çalışmalarının dışında, özellikle yerel basın ile yerel sanat ve edebiyat derneklerinin çalışmalarında yaptığı öncülük, gerçekten takdire şayandır. En amatöründen en profesyoneline dek çağrılan her toplantıya katılarak katkı sağlamaya çalışır.





İsa Kayacan beşinci Akdeniz şairler toplantısında.



“Guinnes’e başvuracak kadar çalışması var mıdır” derseniz, bunları burada bir yazıda anlatmak olanaksızdır. Yayınlanmış kitaplarının sayısı sanıyorum 140’lar civarında. Fakat asıl rekorları ise Anadolu basınında.

Örneğin sadece 2009 yılı içinde, 52 ayrı yayın organında 4184 yazıyla okuyucu karşısına çıkmış. Ankara’da, 24 Saat Gazetesinde 301 yazı; Belde Gazetesinde 356, Anayurt Gazetesinde 155, Yarın gazetesinde 315, Olay gazetesinde 293, Sonsöz Gazetesinde 344, Gündem Gazetesinde 303 yazı yazmış.

Burdur’da: Burdur Gazetesinde 216, Yenigün’de 267, Burdurlunun Sesi Gazetesinde 152 yazı yazarken Burdur’un ilçelerini de ihmal etmeyerek, Bucak Ses Gazetesinde 50, Bucak Oğuzeli Gazetesinde 88, Tefenni’nin sesi gazetesinde 46, Gölhisar’ın Pınar Gazetesinde 42 yazı yazmış.

İsa Kayacan Burdurlu ve Ankara’da oturuyor. Bu yüzden bu yazılanları doğal karşılayabilirsiniz. Fakat olay bu iki il ile sınırlı değil. Anadolu’nun hemen her yerindeki yerel basınla yakından ilgili olup, Gaziantep Zafer Gazetesinden Van Postası’na, Aydın’ın Şafak Gazetesinden, Yozgat Gazetesine, Zümrüt Rize Gazetesine, Keşan’dan Bayburt’a; Fethiye’den Sorgun’a tüm yerel gazetelerde ve pek çok dergide yüzlerce yazısı yayınlanmış.

Anadolu ve Trakya Basınının Fahri hemşerisi ilan edilen İsa Kayacan’ın bazı yazıları da, yurtdışındaki dergilerden yayınlanmış olup, Bulgaristan’da Tuna Boyu Dergisi, Bağdat’ta Kardeşlik dergisi, Baku’de Folklor Etnografya Dergisi, Kerkük’te Işık Dergisi bunlardan bazılarıdır.

Ne dersiniz, Nobel’den sonra İsa Kayacan’la, Guinnes’e de ulaşabilecek miyiz?

Demişim yazımda. Ama artık bu sorunun yanıtı yok. Çünkü onu kaybettik. O Türk basınının Guinnes'ine altın harflerle yazılacaktır diye düşünüyorum.
Allah gani gani rahmet eylesin