Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: DAVUTOĞLU DAVUD EL KAYSERİ OLUR MU?
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
DAVUTOĞLU DAVUD EL KAYSERİ OLUR MU?


Sabit İNCE
***********

Başbakan Ahmet Davutoğlu Kayseri'nin Davut el Kayserisi olmak istediğini belirterek şöyle diyordu kayseri de..
"Eger Kayserililer kabul ederse, 21'inci yuzyilin Davud el-Kayserisi de benim, Kayserili Davut benim. Hem ilmen hem siyaset olarak Seyyid Burhaneddin Veli'den, Davud el-Kayseri'den aldigim ilhami tasirken hep Kayserili olarak yasayacagim, Kayserili olarak hizmet edecegim, Kayserili olarak bu milletin her zaman emrinde olacagim"
Evet Davutoğlu bir ilim adamıydı. Böylece Orhangazi zamanında kurulan Osmanlı Medreselerinin ilk kurucusu olan Davut el Kayseri gibi olmak istiyordu belli ki..
İyi bir ilim adamı olabilir, Kayserili kabul etse de etmese de Davut el Kayserisi de olabilir ama iyi bir siyasetçi, iyi bir devlet adamı olacak mı bunu zaman gösterecek.
Özellikle bu günlerin konusu çözüm sürecindeki kararlı ve dirayetli tutumu ile bunun ilk işaretlerini görüyoruz ama arkası nasıl gelecek bakalım işi zamana bırakalım.
Şimdi Başbakan Davutoğlu'nun olmak istediği Davut el Kayseri kim imiş bir bakalım. Wikipedia da şunlar yazıyor:
"Davud el-Kayseri, 1258 veya 1261 yılları civarında Kayseri'de doğdu. Kayseri'nin o dönemde Selçuklu ilim ve kültür hayatındaki yeri oldukça iyiydi. Burada dönemin tanınmış alimlerinden Kadı Siracettin el-Ümrevi'den dersler aldı. Onun Konya'ya tayin edilmesinden sonra burada diğer hocalardan eğitim gördü.

Davud el- Kayseri, kendisini yetiştirdikten sonra Kahire'ye gitti. Bir süre burada da eğitim gördü. Dört yıl kadar kaldığı Kahire'den Kayseri'ye döndü. Hatta ilim aşkı ve çabası, Onu dönemin şöhretli alimi Abdürrezzak Kaşani ile görüşmek için İran yol1arına düşürdü. Orada ondan tasavvuf dersleri aldı. Böylece Din ilimlerinde hem de dünya ilimlerinde büyük şöhret oldu. Konya, Aksaray ve Bursa'ya gitti. Yazdığı Matla'u hususi' l Kelim filmaani Fususi'l Hikem adlı eseriyle Osmanlı Padişahı Orhan Gazi'ye kadar ulaştı. Davudu Kayseri Nihayet-ül Beyan fi drayetizzaman adlı eserini de bitirdikten sonra şöhreti Anadolu sınırlarının dışına taşmaya başladı. Bunun üzerine 1336 yılında Orhan Gazi kendisini İznik'e çağırdı. Günlük 30 akçe maaşla burada kurduğu Osmanlıların ilk medresesine Başmüderris tayin edildi. 15 yıl süreyle çalıştığı bu medresesinin sistemini kurdu. Böylece osmanlılarda medrese eğitiminin temeli fiziki olarak Orhan Gazi, ilmi olarak da Davud-u Kayseri tarafından atılmış oldu.

Davud el-Kayseri'nin Osmanlı medrese eğitim sistemine verdiği disiplin asırlarca devam etti. Dünya çapında binlerce ilim adamı, sanatkar ve edebiyatçı yetişti. Bu bakımdan Davud-u Kayseri'ye o dönemlerde Din ve mil1etin Şerefi anlamına gelen Şerefu'd Din ve' Mille lakabı verildi. Tasavvuf yönündeki bilgisi ve yaşayışından dolayı Şeyh ve Hanefi mezhebinde olduğu için de El Hanefi gibi unvanlar verildi."