Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: MERS VİRÜSÜ VE HAC
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
MERS VİRÜSÜ VE HAC
25 Ekim 2014 Cumartesi

Sabit İNCE
**********

Bu günlerde ebola ve hac dönüşü birçok vilayetlerimizden gelen Mers virüsü şüpheleriyle ilgili haberlerin yoğun olarak arttığını okuyoruz.
Önce Mers virüsü ile ilgili kısa bir açıklama verelim, bu virüs nedir, nasıl yayılır ve nerede görülmeye başlandı.
"MERS Avrupa'ya da sıçradı. Fransa, Yunanistan, İtalya, İngiltere ve Almanya, MERS vakalarının kaydedildiği ülkeler arasında geliyor. Geçen yılın Mart ayında Birleşik Arap Emirlikleri'nden geldiği belirtilen 73 yaşındaki bir kişi, Münih'te MERS virüsünden hayatını kaybetti. MERS, Asya ülkelerinden Malezya ve Filipinler'de de ortaya çıktı.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Margaret Chen, geçen yıl yaptığı açıklamada, "MERS'in tüm dünya için bir tehdit meydana getirdiği" uyarısında bulunmuştu.
Uzmanlar, Ekim ayında başlayacak hac sezonuna kadar çözüm bulunamaması halinde virüsün yayılabileceğine dikkat çekiyor. Her yıl hac nedeniyle Suudi Arabistan'a dünyanın dört bir yanından 2 milyon kişi geliyor."
Şimdi bütün bu bilgi ve uyarılara rağmen Diyanet İşleri başkanlığı neden bu yıl hacca gidişe vize vermiştir. Çünkü işin içinde kendisinin yaptığı organizasyonlar ve özel şirketlerin hac rantı vardır. Üstelik peygamberimizin bulaşıcı hastalıklarla ilgil hadislerine rağmen.. Bakın ne diyor bu hadislerde: "Cüzamlı olan hastalardan -aslandan kaçar gibi- kaçın” ifadesine yer verilmiştir. (bk. Buharî, Tıp, 19). Yine Efendimiz (a.s.m): “Hasta olan kimse, sağlam olan kimsenin yanına gitmesin.”, “Bir yerde Taunun / vebanın olduğunu duyan kimse oraya gitmesin.”
Peki Suudi Arabistan da hac öncesi bu bulgular vardı neden hac vizesi verildi ve bu insanlar ile bulaşması muhtemel vatandaşlarımızın canları tehlikeye atıldı? Bu nasıl bir din anlayışıdır? O dinin peygamberinin emirlerine rağmen bu tehlikenin yayılmasına neden cevaz verilmektedir? Böyle bir dini anlayış olur mu?
İslam dininin neresindedir insanların hayatlarını tehlikeye atmak, diğer insanlara zarar vermek, onların ölümlerine neden olacak hareket ve uygulamalarda bulunmak?
Maalesef rant ve çıkar uğruna din de kullanılmakta, Yaşar Nuri Öztürk'ün deyimi ile insanlar Allah ile aldatılmaya devam edilmektedir.
Şimdi buradan bir suç duyurusu yapmak veeee Cumhuriyetin savcılarını bu konuda harekete geçmeye ve buna sebep olanlar hakkında her kim olurlarsa olsunlar soruşturma açılarak gereğini yapmaya çağırıyorum.
Hiç bir din ve inanç, başka insanların hayatlarını tehlikeye atmaz, atamaz, buna izin veremez, buna sebep olanlar da hem Allah indinde hem de insanlık vicdanında suçludurlar, bunlar bu suçlarının cezalarını çekmeliler..
Gelecek yıl yapılacak hac için de şimdiden ilgililer gereğini yapmalı, salgın ve bulaşıcı hastalıkların yayılma ve görülme eğilimlerinin olduğu yerlere insanların gidişlerine vize verilmemelidir..