Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: Bir Alzaimer Hastasıyla Yaşamak
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.





not: aşağıda okuyacağınız yazıyı yazalı iki yıl oldu sanıyorum şu an annemin hastalığı ilerlemiş safhalarda artık bana ANNE diyor canım ANNEM ...



Gün yine aynı başlıyor sanıyorsunuz…gün aynı belki ama düşler,gelecek ,bakışlar ve hayat farklı.



Gün yine aynı başladı bugün pazartesi kahvaltıyı her zaman ki gibi çok erken saatlerde yaptık

Her şey normal gibi ama içinizdeki endişe aynı- ya yine krizi tutarsa ?



Ardı sıra geçmişten bahsediyoruz eski hatıralar,fotoğraflar vs vs…

24 saatinizi ona ayırmak ve ilgilenmek zorundasınız her an değişebilir alıştınız artık öyle mi …yok hayır buna asla alışamazsınız.

Kahvaltı esnasında sorabilir…-yanında şu arkada oturanlar kim

Beni der göz hapsine almışlar sen mi çağırdın onları L

O sadece perdenin desenleridir fakat onu buna inandırmak ne çare zor hatta imkansızdır



O günü sıkıntılı hatta gergin geçirisiniz biz sürekli size burası benim evim değil burası yurt ve gelen giden belli değil der karşıdaki koltukları gösteriri kim bunlar der siz mi çağırdınız bakmasınlar ben rahatsız oldum ona dil dökmenizde boşa asla ve asla inanmayacak hatta aileyi kendine tuzak kurmakla suçlayacaktır.Bazen verdiğiniz ilaçlarını zehirleyeceğiniz şüphesiyle almaz



Gece: her zaman uyumaz bir alzaymer hastası evdeki eşyalardan rahatsızdır bir çaydanlığı ona bakan ve alay edip gülen bir kadın zannebilir ve onu sizin oraya karşısına koyduğunuzu iddia eder ve geceden sabaha doğru uyandırılırsınız nefret kusan bir sesle



Kalkın beni evime götürün burada neresi ben burayı istemiyorum sabahki evimi istiyorum siz yaptınız Allah sizi benden beter etsin en kötü şeylere uğratsın binbir güçlükle ikna olur belki saatler sonra sizden özür diler affedin beni niye öyle yaptım ki der…



Der ama…

Bilinmez belki 30 dk geçer belki o yine diğer kişi oluverir.



Ertesi sabah günlerden bilmem ne gece ve gündüz mefhumunu kaybedersiniz artık uyku yoktur,düzen yoktur,zaman yoktur



Mutfaktayım ve bir feryatla koşuyorum içeriye belli belirsiz anlamaya çalışırken annemin oturduğu kanepeden uzanıp dışardan geçen birilerine bir not yazıp attığını anlıyorum sesle var ve onlara beni kurtarın buradan diyor onlar soruyorlar teyze ne oldu nen var? Cevaplıyor bu evdekiler beni öldürmeye çalışıyorlar beni bu kızın elinden kurtarın allahım donup kalıyorum ve adamların sesi - teyze anahtarın varsa ver çıkalım ve ben müdahale edip onun bir alzaymer hastası olduğunu söyleyince anlar gibi olup özür dileyip gidiyorlar iyi ki diyorum yürüyemiyor ya yürüseydi bir arkadaşımın annesi gibi bir sapık tarafından götürülüp tecavüz edilip öldürüp bir kıyıya atılsaydı



Her sabah gergin uyanıyorsunuz

Her gün bir hikaye ama konu hep aynı

Siz nefret edilensiniz ve evde dolu adamlar var en ağır hakaretlerle donatılırsınız



Gözlerinizin önünde eriyen ve tükenen bir zamanlar hayat dolu olan kadın bumuydu? En yakın arkadaşınız ,hatta dert ortağınız o zeki ve neşe dolu size şarkılar söyleyen şiirlerinizi büyük bir zevkle takip edip defterler dolusu yazan kadın nerede 1,5 yılda bu kadar mı değişir insan?

O müşfik öğretmen , hayata sımsıkı bağlı, hatta dünyanın hastalığı ve ameliyatını geçirmesine rağmen hep mutlu umutlu olan kadın şimdi sizden nefret eden ve görmek bile istemeyen, saldırganlaşan bir hasta olan . alzaymerdeki sırrı doktorlar bile çözememiş ki ben çözeyim.

Apayrı bir dünya kurup orada yaşayan günden güne tükenen belki .



Ve günler, sabahlar ,akşamlar…mevsimler

Hep hayaller korkular panikler bu hastalardaki en belirgin özelliklerden biri de korku sebepsiz ve yoğun şekilde hep dünyalarında birileri var hep sizin ondan uzaklaştığınız her an yanınızda biri olduğunu sanmaları

Artık kahkahalar yok zaten unuttuk gülmeyi sadece onu düzeltmek çabalarıyla geçen zamanlar zaman zaman fotoğraflarına ve eski hatıralarına döndürdüğünüzde mutlulu ışıkları görebilirsiniz ama o da geçicidir çünkü az sonra ben çok değiştim memleketim nerede ben yaşlandım diyecektir muhtemelen ağlamaya başlayacaktır



Nerede o canlı kanlı kadın nerede balkonda güvercinlerine bakan , bize hayata bağlanmayı anlatan,şarkılar okuyan kadın nerede



Eskiden bayıldığı şeyleri alıyorum hep düzelsin diye birazda olsa gülümsesin. Hala en sevdiği şey şiir ve şarkılar dinlettiriyorum biraz da olsa mutlu hatta şiir okuyor hem de unutmamış geçmiş hafızasında sakladıklarını bizim radyoda okuduklarımızı dinliyor ne güzelmiş diyor ve benim bir şiirimi sık sık tekrarlıyor



Balkonda kahvaltıyı selamlayan çiçekler

Akşam sefalarını artık görmeyecekler…





Hayat insanlara sürprizler hazırlıyor derken bu acı süprizleride unutmayalım…



Ve bir başka sabah



Ağlıyorken uyanıyorsunuz sevdiği şarkıları söylüyor



…nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım

…dertlerimi zincir yaptım…

…bir ilk bahar sabahı güneşle uyandın mı hiç…geçen günlere yazık yazık etmişsin gönül sen



ve ağlıyor



koşuyorum



ağlama anne diyorum



defol diyor yine yabancı bir bakışla bakarak

senden nefret ediyorum gideceğim buralardan…



gitme annem gitme sana kimse bakmaz ,

gitme öğretmenim

üzerinde şık bir döpiyesle hanım hanımcık bir kıyafet soğuk permayla çok hoş bir modelde yansıtan harika saçlarıyla sesleniyor sanki hala

o ilkokul şarkısnı hemde almancasını



ah ne hoştur bak bu akşam

saat çaldı haydi hoşkal

bim bam…bim bamm



sen her zaman o eşsiz ve zarif BELKIS ÖĞRETMENSİN


Ayşegül aşkım karagöz
kuşları ve kedileri çok seven şair
Refika DOĞAN'ın Mesajı:

Canım ya...

Sevgili Ayşegül Hanım;
Öncelikle geçmiş olsun muhterem annenize. Allah sabırlar versin sizlere.
Çok üzüldüm...
Gerçek olan ve insana hayatı dar eden böyle bir hastalık karşısında yaşadıklarınızı sanırım çok iyi anlıyorum! Yazınızdaki duygularınız o kadar samimi ki...Çünkü yaşananlar gerçeğin ta kendisi.
Bir türlü kökünden çözülememiş bu hastalığın hastaya ve hasta yakınlarına ne gibi sıkıntılar yaşattığını kendi annemden biliyorum. Sabırlı olmak, mümkün olduğunca hastanın ikâmetini ve ona ait özel eşyalarını değiştirmemek, öğünleri kaçırmadan yemeğini yedirmek ve uyutmak gerek. Biliyorum, hiç bir şekilde sorunu çözmeyecek bu tedbirler ancak ne var ki başa gelen de kabullenilerek çekilecektir. Tekrar geçmiş olsun diyor, sabır ve şifa diliyorum değerli annenize ve size. Bundan da anlaşılıyor ki, her ana babaya sizin gibi bir kız çocuğu gerek. Sevgiyle, dostlukla...

Refika DOĞAN