Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: DOĞU AKDENİZ' DE ŞER İTTİFAKI
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
DOĞU AKDENİZ' DE ŞER İTTİFAKI



12 Kasım 2014 Çarşamba Saat 18:21



Sabit İNCE


Türkiye'nin gelişip ortadoğu ve dünya da söz sahibi ülke olmasından rahatsız olan iç ve dış düşmanlar ülkemize karşı yeni saldırılar ve ittifaklar peşindeler. Bunlardan en açık ve çarpıcı olanı da Doğu Akdeniz de oluşturulan İsrail, Yunanistan ve Mısır ittifakıdır. 
 İçeride yapılan saldırılar ve Cumhurbaşkanlığı sarayı üzerinden Cumhurbaşkanına karşı kurulan şer ittifakı algı operasyonlarına devam etmekte ve maalesef ana muhalefet partisinin lideri ve mensupları da bu şer ittifakın vurucu tim maşalığını  yapmaktadırlar.
  Cumhurbaşkanlığı sarayı önünde önceki yapılan gösteriler ve yollara kırmızı boya dökülmesi, güvenlik güçlerimize boyalı saldırı yapılması bu operasyonların parçalarından biridir. 
  Şimdi bir de dışarda oluşturulan şer ittifakına bir bakalım. Bir yandan Amerika İran görüşmeleri, bir yandan Kobani üzerinden yürütülen saldırılar ve Türkiye'yi ortadoğu da bataklığın içine çekme plan ve eylemleri sürerken, bir başka şer ittifakı da doğu akdeniz de Mısır, İsrail ve Yunanistan'ın yaptığı ortaklık anlaşmaları ve yunan kışkırtmacılığına iyi dikkat etmek gerekiyor. 
  Çünkü diğer ülkeler gibi Mısır da Türkiye'nin ortadoğu da etkin ve yetkili bir güç olmasından İran gibi rahatsızdır ve kendi gücünü yeniden ihya etmenin gayretleriyle türkiye düşmanları ile ittifaka gitmektedir. 
  İsrail'i anlatmaya ve yaptıklarını sıralamaya lüzum bile görmüyorum. En son Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırı da bu oyunun bir parçasıdır.
  Yunanistan'a gelince bütün perişanlığına ve ekonomik çöküntüsüne rağmen Megalo ida fikrinden vazgeçmiş değildir ve Kıbrıs üzerinden yeni ittifaklar kurarak Türkiye'yi sıkıştırmak ve Kıbrıs da taviz vermeye zorlamak gibi bir hayalin peşine takılmıştır. 
  Güya Türkiye doğu Akdenizdeki Kıbrıs doğal kaynakları üzerinde hak iddia edemezmiş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına yaptığı sismik araştırmalar yasal değilmiş gibi bir gerekçe ile Akdeniz'e gemilerini göndereceğini ilan etmiştir. Gelsinler bakalım gelecekleri varsa görecekleri de var diyerek bu konuya kapatalım. 
  Ama bu üçlü şer ittifakının bu zamanlaması da iyi düşünülmeli ve gereği mutlaka yapılmalıdır. Doğu Akdeniz üzerinde Kıbrıs rum kesiminin ne kadar hakkı varsa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin de o kadar hakkı vardır ve bu hakkını Türkiye'ye de birbaşka petrol arayıcısı ülkeye de verebilir.
  Onun için Türkiye bu tür ittifak ve operasyon planları ile dünya çapında Türkiye'yi sıkıştırmak gibi olmayacak bir isteğin peşine takılmaya devam edecekler. Yeni gelişmeler ve şer ittifakları da başka yerlerde başka ülkeler tarafından da kurulmaya devam edecektir. 
  Fakat unutulmasın ki, Türkiye o eski Türkiye değildir. Yeni Türkiye'yi henüz anlamamış olanların da bunu yakında görecekleri ve yaptıkları her ittifakın ve planın da boşa çıkacağını unutmamalıdırlar.