Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: RASİM KÖROĞLU Üstadımızın ŞİİR çalışmalarından izler (5)
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
RASİM KÖROĞLU Üstadımızın ŞİİR çalışmalarından izler (5)



Mustafa CEYLAN
*******************
Rasim Köroğlu üstadımız, sağlığında yazmak istediği halde, hattâ belki de yüzde doksanını yazdığı iki eserden bahsederdi hep. Bunlardan birisi TÜRK HALK EDEBİYATI, ötekisi de AŞIK YAŞAR REYHANİ' nin HAYATI-SANATI-ESERLERİ ve ANILARI nı ele alan iki eser. Bize göre bu eserler çok çok önemliydi. Ve bizler, onun yakın dostları, sürekli olarak, bir an evvel o eserleri tamamlamasını ve yayınlamasını isterdik.


Zamandan şikâyetçi olur, bana "senin yaptığını yapabilsem ah Mustafa!" der ve muhakkak tamamlaması gerektiğini söylerdi.


O'nun bu eserlerinin, bu çalışmasının ne olduğunu sağlığında tam öğrenememiştim. Vefatından sonra, facebook'ta anısına açtığımız gurupta bir dostumuz açıkladı. (Meğer, sağlığında bilgisayarından bir şekilde silinmiş bu iki eser ve Eskişehir'de üniveritede bilgisayar üzerinde çalışmalar yapıldığı halde geri getirememişler)... O bilgisayar hard diski bir şekilde bizim elimize ulaşacak olur ise başta askerî kuruluşlar olmak üzere, MİT veya Jandarma'nın bu tür işleri yapan kriminoloji biriminden yardım isteyerek, belki, silinen o iki dosyayı geri getirebiliriz umudunu halâ muhafaza etmekteyim.


Bununla beraber, üstadın ÇALIŞMA NOTLARI' nı, ön çalışmalarını, BİLGİ-BELGE DERLEMELERİ' ni bulduğumuz için, bu bilgilerin kaybolmaması, edebiyatçılarımızın ve araştırmacılarımızın bilgilerine sunulması için, virgülüne dahi dokunmdan yayınlanmasının uygun olacağı kanaatinde olduğumdan, aşağıda TÜRK HALK EDEBİYATI na dair ön çalışma-bilgi notlarını aynen takdim ediyorum.


Buyurun :






TÜRK HALK EDEBİYATI


          Fuat Köprülü Halk edebiyatını folklorun bir bölümü sayar. Fuat Köprülüye göre “Halkın düşüncelerini, ruhunu, endişelerini, hulâsa bir kelime ile bütün maneviyatını gösteren mühim şey şarkıları, darbımeselleri, hikayeleri, destanları hem folklor hem de halk edebiyatı ürünleridir. Fuat Özdemir- Fuat Köprülünün Türk Saz Şairleri Üzerine Çalışmaları 106- 107
Yukarıdaki alıntıyı Sayın Fuat Özdemir, Fuat Köprülü’nün 6.Şubat.1914 tarihli İkdam’daki yazısından almıştır.
         Bilmeceler ve ninniler ilave edilmeli / Rasim Köroğlu   


        Fuat Köprülü Halk edebiyatının önemini belirttikten sonra, Türk halk edebiyatının komşu ülkelerin edebiyatları üzerindeki etkisine de dikkat çeker. “Türk edebiyatı ve bilhassa halk edebiyatı halk musikisi Türklerle komşu muhtelif milletlerin edebiyatları üzerine mühim bir nüfus icra etmiştir. Ermenilerin, Macarların, Ukraynalıların, Sırpların eski halk edebiyatları üzerinde nüfuzu muhakkaktır.”/Fuat Köprülü Fuat Özdemir – Fuat Köprülü’nün Türk Saz Şairleri Üzerindeki Çalışmaları 105-106



Fuat Köprülü ayrıca,  “Arap ve İran edebiyatları üzerinde Türk Halk edebiyatının etkisi olduğu görüşündedir: Arap ve İran edebiyatlarında mevcut olan münazara tarzı Türk halk edebiyatının tesiri altında doğmuş ve neslen Türk olan iki İran şairi vasıtası ile İran edebiyatına ve sonra da Arapça yazan Horasan şairleri vasıtasıyla Arap edebiyatına intikal etmiştir” /Fuat Köprülü. Fuat Özdemir – Fuat Köprülü’nün Türk Saz Şairleri Üzerindeki Çalışmaları 106



Türk Halk biliminin ilk temel taşını koyma şerefi Macar bilgini İgnaz Kunos’undur. O, Rumeli’de, Anadolu’da ve İstanbul’da halk edebiyatının çeşitli türlerinden (masal, türkü, meddah hikâyesi, karagöz ve orta oyunu ) metinleri derleyerek Türk Halk edebiyatı üzerinde çalışmalara ilk sağlam gereçleri de sağlamış oldu. (Boratav) Suat Batur – Açıklamalı –örnekli Türk Halk Edebiyatı 20



Halk Edebiyattıkavramı bu konuda çalışanlar tarafından farklı yorumlandığı için bu başlık altında veya yanında yer verilen Tekke ve Âşık edebiyatının bu tasnifte yerleri muğlâk kalmıştır. / Umay Günay- Türkiye’de Âşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 1


 Rıza Tevfik, “folklor” isimli makalesinde Türk Edebiyatını gruplandırırken Anonim halk edebiyatı mahsullerini, Tekke ve Âşık Edebiyatlarını ayrı birer edebiyat şubesi olarak göstermiştir. Bu görüşü ile Âşık Edebiyatı mahsullerinin Halk edebiyatı mahsullerinden ayrı olarak değerlendirilmesi görüşünü savunmuştur. /Umay Günay- Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 2


Ziya Gökalp çeşitli makalelerinde Halk Edebiyatı ana başlığı veya Halk klasikleri başlığı altında âşıkların eserlerini de toplamıştır.
/Umay Günay- Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 2

 
Türk Halk Edebiyatı:

 
Başlangıcından günümüze yaratıcısı belli ya da bilinmeyen, genellikle yabancı etkilerden uzak konuşma diliyle oluşturulmuş, halkın duygu, düşünce, duyuş ve evreni kavrayışını yansıtan sözlü ve yazılı kültür yaratmalarının tümünü içine alan edebiyata halk edebiyatı denir. Anonim ve söyleyeni belli halk şiirleri, destanlar, masallar, halk hikâyeleri, fıkralar, bilmeceler, efsaneler ( söylenceler), menkıbeler ( söylentiler ), atasözleri, deyimler, geleneksel halk tiyatrosu… halk edebiyatına girer.   Suat Batur – Açıklamalı –örnekli Türk Halk Edebiyatı 13



Belli bir ülkede yaşayan halkın gelenek ve göreneklerini, inançlarını, oyun ve danslarını, töre ve törenlerini, el sanatlarını… maddi ve manevi tüm kültürel değerlerini kapsamına alan halk bilimi ( folklor) ile halk edebiyatı arasında yakın ilişki vardır. Halk edebiyatı ürünleri aynı zamanda halk biliminin de konuları arasına girer. Suat Batur – Açıklamalı –örnekli Türk Halk Edebiyatı 13



Kültür (ekin), “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü” dür. Toprağı işleme yöntemleri, her tür araç gereç, günlük yaşamda kullanılan eşya, makineler vb. her şey kültürün maddi yönünü; din, politika, hukuk, felsefe, bilim, sanat vb. de manevi yönünü oluşturur. İlkel toplumlardan sonraki tüm toplum düzenlerinde, kültür, birbirine karşıt iki biçimde ortaya çıkar:

1-    Egemen Kültür: Toplumun ekonomik ve politik yapısına egemen olan

Kesimlerin kültürüdür.

2-    Halk kültürü: Egemen kültürün dışında geniş halk kesimlerince

Yaratılan kültürdür.

Egemen kültür, toplumsal yaşamı etki altında tutmasına karşın, halk

kültürü, yaşamın içinde gelişerek sürer gider. Zaten egemen kültür, toplumsal değişiklere koşut olarak ortadan kalkar. Örneğin; İslam kültürü çevresinde gelişen ve yüzyıllarca etkinliğini sürdüren Divan Edebiyatı ( klasik edebiyat). Batı uygarlığı çevresine girilmesiyle 19. yy ortalarında sona ermiştir. Suat Batur – Açıklamalı –örnekli Türk Halk Edebiyatı 14-15

Halk edebiyatı, halk kültürünün ürünüdür. O nedenle de halkın maddi, manevi yaşamına bağlıdır. Halkın duygu, düşünce ve inanışını yansıtır. Halk yaşamında “bireyci” eğilimler güçlenmediği için, halk edebiyatı da buna bağlı olarak genellikle kolektif anonim nitelik gösterir. Suat Batur – Açıklamalı –örnekli Türk Halk Edebiyatı 15

 
         Sadettin Nüzhet Ergun, Halk edebiyatı başlığı altına anonim halk şiirleri, saz şiirleri ve tekke şiirlerini dâhil ettikten sonra bunları tekrar yazarı bilinenler ve bilinmeyenler diye ikiye ayırmıştır. / Saadettin Nüzhet Ergun (Halk Şairleri) / Umay Günay-Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 2


Pertev Naili Boratav Âşık Edebiyatını bütünüyle halk edebiyatından ayırarak bu konuyu şöyle ifade etmiştir. Âşık Edebiyatı, Halkın anlayabileceği lisanla yazan, daha çok hece vezni kullanan, saz çalarak diyar diyar dolaşan çok defa âşık ile kalem şuarasından ve divan şairlerinden ayrılan şairlerin mahsullerinin hepsini ihtiva eder. Umay Günay - Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 3


Fuat Köprülüye göre Âşık tarzı halk edebiyatıyla klasik edebiyat arasında yer almaktadır. Fuat Özdemir- Fuat Köprülünün Türk Saz Şairleri Üzerine Çalışmaları118


                Şükrü Elçin’in Halk edebiyatı kavramı hakkındaki görüşleri kısaca şöyledir.
Divan edebiyatı dışında kalan saz ve tekke şiiri nevinden ferdi mahsullerle, malzemesi dile dayanan atalar sözü, destanlar, masallar, hikâyeler, fıkralar bilmeceler, maniler, türküler, ağıtlar, ninniler vb. ilk söyleyicilerini umumiyetle tespit edemediğimiz eserler, bu tabirle yaygın hale gelmiştir. Halkçılık, milliyetçilik ve Türkçülük hareketlerinin tesiri sonucunda doğduğunu kabul ettiğimiz bu kavramın şumulüne giren mahsulleri ve bunların mahiyetini açıklayabilmek için  “halk”, “edebiyat” ve “folklor” kelimelerinin işaret ettiği manalar üzerinde tarihi gelişmelerini göz önüne alarak durmuştur.      İslamiyet’in kabulünden sonra şehir ve kasabalarda kurulan medrese mensuplarının tesiri ile “avam” ve “havas” ikiliğinin doğduğunu belirtmekte ve bunun sonucunda da Arap ve bilhassa İran Edebiyatının taklidi ile başlayıp gelişen daha sonra “Divan Edebiyatı” adı verilen bir edebiyatın doğduğunu ifade etmektedir. Türklerde cemiyetin iç bünyesinden gelen kesin çizgilerle belirmemiş bu tabakalaşma zümreleri bazen ayırıp, bazen birleştiren Avrupa’da 16. asırda halk hayatına karşı başlayan ilginin 1789 Fransız İhtilalinin tesiri ile “halk ve “millet” mefhumlarının modern manası ile alındıklarını söylemektedir. Avrupa’daki bu hareketlerin yankılarına paralel olarak Osmanlı İmparatorluğu içinde doğan “Siyasi Tanzimat” şuurunun ardından gelen “Edebi Tanzimat” akımına dâhil olan eserler, “milleti” ve “halkı” Avrupai görüşler arayan eserlerdir. Tanzimat’la başlayan halka dönüş hareketi 1908 den sonra Türkçülük ve Milliyetçilik davalarına paralel olarak Türk halkının maddi ve manevi hayatını aramak bulmak düşüncesi ve “Divan Edebiyatı” yanında bir “Halk Edebiyatı” tasavvuru bu devrin romantizmini teşkil eder. Nazım dış unsurları bakımından tamimiyle ilk mahsullerin tekniğine ve ananesine sadık kalan, hitap ettikleri zümrelerin de zaman zaman kesin çizgilerle tayin edilememesi sebebi ile doğuş hususiyetleri ne olursa olsun anonim ve kolektif karakter taşıyan mahsullerle tarihi bir realite olan Tekke ve Saz şiiri adını alan ferdi eserleri, meddah, karagöz, ortaoyunu hatta kuklayı “Halk Edebiyatı” adı altında topluyoruz, demektedir. /Şükrü Elçin Umay Günay -Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 3
         Araştırmacıların “halk edebiyatı” kavramının şumulü (kapsamı) üzerinde kesin bir anlaşmaya varamadıkları görülmektedir. Bu konuda çalışanların bir kısmı halk edebiyatı terimini dar anlamda kullanarak yalnızca sözlü anonim edebiyat mahsullerine inhisar ettirmektedirler. Bir kısım araştırmacılar ise anonim edebiyat mahsulleri ile ferdi edebiyat mahsüllerinin müşterek bir edebiyat geleneğine dayanmaları ve ortak nazım unsurları taşımalarını da göz önünde tutarak halk edebiyatı terimine geniş mana vererek anonim edebiyat mahsülleri yanında tekke, aşık ve diğer zümre edebiyatlarını da bu başlık altına dahil etmektedirler. /Umay Günay -Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 4
        “Halk Edebiyatı” teriminin şumulü konusunda farklı düşünen bu araştırmacılar anonim edebiyat mahsülleri ile ferdi edebiyat mahsüllerinin incelenmesinde ayrı usüllerin tatbiki konusunda ve bu mahsüllerin müşterek bazı unsurlara sahip oldukları hususunda hem fikirdirler. ./Umay Günay -Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 4
     Bu konuda doğru ve eksiksiz bir değerlendirme yapabilmek için Türk Edebiyatının İslamiyet’ten önceki ilk şeklini ve muhtevasını daima göz önünde
 tutmak gerektiğidir./Umay Günay -Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 4
       İslamiyet’ten önce teşekkül eden Türk edebiyatı mahsülleri ile ilgili elimizde bol miktarda kaynak ve metin bulunmamasına rağmen mevcut vesikalar Türklerin tarih sahnesine çıktıkları günden İslamiyet’i kabul ettikleri asra kadar geçen zaman içinde köklü, kendilerine has, mükemmel bir edebiyat geleneğine dayalı sanat değeri yüksek edebiyat ürünleri meydana getirdiklerini göstermektedir.  ./Umay Günay -Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 4
       Türk edebiyatı, Türklerin İslamiyet’i kabulünden ve orta devir Türk tarihindeki siyasi ve sosyal gelişme ve değişmelerden dolayı iki farklı tarzda gelişme göstermiştir. Arap Fars edebiyat geleneklerine bağlı olarak başlatılan, gelişme süreci içinde millileşen Divan edebiyatı ve Türklerin ilk milli edebiyat geleneklerine bağlı gelişen, yeni unsurlarla zenginleşen Halk edebiyatı. Umay Günay -Türkiye’de Âşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 5
 
       Tanzimat’tan beri Halk Edebiyatı adı ile anılan ve üç farklı tarzdan oluşan bu edebiyat geleneği, Türklerin ilk yurtları olan Orta Asya edebiyat geleneklerinin İslamiyet, yerleşik medeniyet, Arap-Fars medeniyeti dairesi içinde yeni ihtiyaç, talep ve zevklere göre gelişmiş ve şekillenmiştir. Türk Halk edebiyatı da büyük ölçüde divan edebiyatının kaynaklarından beslenmiştir: Kur’an ve hadisler, Peygamber ve evliya menkıbeleri tasavvuf ve tarikatlarla ilgili yazılı kaynak ve kabuller, İran ve Arap edebiyatlarından tercüme edilen eserler, yerli ve milli malzeme, yerli ve milli malzemenin içine sözlü kültürde muhafaza edilen destanlar, atasözleri, deyimler, bilmeceler, masal fıkra ve hikayeler, mani, koşma, türkü, ağıt gibi manzum eserler, tarihi hatıralar yanında Divan edebiyatı başta olmak üzere dini, ilmi çeşitli yazılı kaynaklar da dahildir. Türk kültürünün Selçuklulardan itibaren resmi eğitim ve yazılı kaynaklardan beslendiği bilinmektedir. Umay Günay -Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 5
      
     Türk edebiyatı içinde yabancı edebiyat gelenekleri üzerine kurulmuş, gelişmiş, devrini tamamlamış olan Divan Edebiyatı ve devam etmekte olan Cumhuriyet dönemi edebiyatları vardır. Umay Günay -Türkiye’de Aşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 6
       Batılılaşma dönemi edebiyatı veya Cumhuriyet dönemi edebiyatı adlarıyla anılan bu günkü edebiyatımız, taklidi aşmış, orijinal ve başarılı eserlerle ilerlemeye ve gelişmeye devam etmektedir.
      Bu edebiyat tarzlarının yanında Türklerin edebi geleneklerinin devamı olan ve İslamiyet’ten sonraki yeni şart ve kabullerin etkisiyle değişen ve gelişen edebi gelenek Tanzimat döneminden itibaren Halk Edebiyatı adı ile anılmıştır. Umay Günay -Türkiye’de Âşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 6
        Bu sebeple eski bir tarihe köklü bir geleneğe sahip olan üç farklı ( anonim, tekke, âşık ) edebiyat tarzında oluşan ilk Türk edebi geleneğinin X. Asırla XX. Asır arasındaki örneklerin tamamını Türk Halk Edebiyatı adıyla anmayı uygun buluyoruz. Umay Günay -Türkiye’de Âşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi 7
        


ÖZET


 Rıza Tevfik: Âşık edebiyatı mahsüllerini halk edebiyatı mahsüllerinin dışında tutmuştur.
         Ziya Gökalp: Halk edebiyatı içinde
         Suat Batur: İçinde
         Sadettin Nüzhet Ergun:İçinde
         Pertev Naili Boratav: Ayrı tuttmuştur.
         Şükrü Elçin: İçinde
         Fuat Köprülü: Halk edebiyatı ile klasik edebiyatın arasında bir yerde demiştir.




Halk Edebiyatında Nesir


Halk edebiyatımızın belli başlı nesir türleri hikâyeler, masallar, fıkralar, temaşa eserleri( karagöz, orta oyunu, meddahlık) ve bilmecelerdir. Bunlara atasözlerini de eklemek gerekir. Tarih İçinde Türk Edebiyatı / Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş51

Halk hikâyeleri

Halk hikâyeleri eski, destanlarla roman arasındaki merhaleyi teşkil etmektedir.

Kan kalesi, Hayber Kalesi ( tarihi ve dini)

Dede Korkut Hikâyeleri, Köroğlu hikayesi ve kolları ( kahramanlık hikayeleri)

Aşk hikayeleri Aşık Garip, Kerem ile Aslı, Ercişli Emrah İle Selvihan

Masallar

Keloğlan Masalları, Peri masalları

Fıkralar

Nasrettin Hoca fıkraları, Bektaşi ve İncili Çavuş fıkraları

Temaşa eserleri

meddahlık, Karagöz, Orta Oyunu

Meddah kelimesinin asıl manası “övücü, mehd eden” demektir.

(Kıssa-han hikaye anlatan ) yerine kullanılan meddah kelimesi XV asırda kahramanların maceralarını anlatan, onları öven sanatkarlar için kullanılmıştır. Son devrin meddahları kahvede yüksekçe bir yere oturup bastonuna dayanarak hikâye anlatan sanatkârlardı. ÖZETLENDİ  Tarih İçinde Türk Edebiyatı / Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş51- 54 arası