Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: BEN ŞAİR OLAMADIM
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
BEN ŞAİR OLAMADIM
          Ama
Verince Parayı Şair Oldum


‘’Internet’te  ne kadar şiir sitesi var’’ diye birkaç günümü ayırmayı göze aldım. Bir günde yaklaşık on üç  saatimi ayırarak üç gün Internet’te dolaştım. Şiir sitelerinin isimlerine bile bakmama üç gün yaklaşık kırk saat yetmedi! Aman Tanrım bu ne bolluk!  Öyle şiir siteleri var ki adını bile aklımda tutamadım.
Bazen bu klavye şairleri ya kopya yapmışlar yada aklına ne estiyse kelimeleri dizmiş. Kimisi de bir indirmede 10, 20 hatta hızını alamayıp 30 ekleyen bile gördüm. Be mübarek Çanakkale savaşında bu kadar peş peşe mermi sıkılmamıştır yani! Pes doğrusu!


Son günlerde ise bir kitap teranesi başladı, evlere şenlik sormayın gitsin! ‘’Süt dönektir yoğurt olur, yoğurt dönektir ayran olur, insan dönek olmaz dostum’’  işte  bu tür sözde şiir. Adam ‘’şairim’’ diyor ama Diyalektiğin D’sinden bihaber. Değişime aykırı sözleri yan yana dizmiş. Al sana şiir işte. Kocaman kaya nereye dayarsan daya.
Bunları gördükçe şair olamadığım aklıma geldi ve aldım elime kalemi yazdım dilime geleni


Ben Şair Olamadım

Bir de Ansiklopedi var ki ayrı bir yara! Falanca şairler ansiklopedisi, filanca şairler Ansiklopedisi cilt 1, 2, 3 devam ediyor.

Okul yıllarım aklıma geliverdi. Ansiklopedi görünce yada duyunca ilk aklıma gelen şey, ciddi bir ekip çalışması olurdu. Ya şimdi? Şimdilerde 50 YTL’ yi ver falanca Ansiklopedi den üç yada beş, parana göre sayfayı satın al. Ne yazdığın, nasıl yazdığın kimsenin umurunda değil. Yeter ki parayı bas sayfaları kendi adına kapat! Sonra da ‘’Ansiklopediye girdim’’ diye kasıl. Bir de anlaşılmayanlar, ya da anlaşılamamak şairlik olduğunu sananlar var ki o da ayrı bir dert! İnsanın kalbinde tıkanan damar gibi oldukça tehlikeli bir dert bu türler. Bırak Karacoğlan’ı bir yana, bu tiplere, küfürü tersten oku inanın ‘’İşte şiir bu‘’ derler. Bu tür dil düşmanları bence en tehlikelileri de bunlar!


 ‘’Ansiklopedi’’ diyordum, neredeyse unutacak idim.
Falanca Ansiklopedi için verdiğin para kadar sayfa ve Ansiklopedi ederi posta ile adresine gelen paketi büyük bir heyecanla açarsın. İlk baktığın Alfabetik sıradaysa  kendi adın olur. Hemen bulup kendi öz geçmişini, şiirini ya da şiirlerini okursun ve kapatırsın. Sonra? Sonrası malûm. Sana gönderilen on kadar Ansiklopedilerin sekizini dostlarına akrabalarına ‘’Bakın ben Ansiklopedide yer almışım’’ diye kasıla, kasıla dağıtırsın. Sanki mübarek parasız ansiklopedilerde  senden habersiz yer vermişler de kasılmaktan kasıkların patlayacak. Az yavaş ol birader yavaşşşş…
Bu arada senin dağıttığın Ansiklopediyi, aralarında mürekkep yalayan bir dostun akraban varsa seni telefonla arayıp:

‘’Aloo merhaba. Ya bana verdiğin ansiklopedi var ya’’ der sözü bitmeden sen
‘’ Evet ne olmuş o ansiklopediye?’’ dersin. Arkadaşın:
‘’O nu bana Şairler Ansiklopedisi diye vermiştin, ya da ben öyle anladım!’’ der. Sen bozulursun ama çaktırmamaya çalışırsın. Arkadaşın:
‘’İyi de sana ayrılan sayfaların sağında solunda acemi çocuklar var. Hele bir çocuk var ki yurtdışından katılmış, on yedi yaşında. Saydım toplan beş sayfada 53 kelime kullanmış.  Bunun Ansiklopediyle uzaktan yakından alakası yok! Senin ne işin var burada? Bu ne iş anlayamadım arkadaşım’’ der.  Sen kendini kurtarmak için:
‘’Ansiklopediye girerse şiiri sever de bakarsın yarın daha güzel şiirler yazar, ayrıca kişilik de kazanmış olur. Kendisine güveni artar’’ dersin.  Arkadaşın ısrar ederek:
‘’Hadi on yedilik çocuğu anladık, kişilik kazanacak, öğrenecek vs. Ya altmışlık ihtiyara ne demeli. Adamın uzaktan yakından şiirle alakası yok ya’’  Direksiyon boşta nasılsa. Sen direksiyonu yine kıvırırsın ve:
‘’Onu sorma. O da ayrı dert! Adamcağız ömrünün sonbaharında kendisini bir ansiklopedide görmekmiş muradı. Bu yüzden almışlar onu da’’ dersin. Arkadaşın diğerlerine de yanıt bulacağını ya da bulamayıp senin zorlanacağını anlar ve  zorlamayı bırakır. Ve:
‘’Sizlere başarılar dilerim’’ der kapatır konuyu.

Bu satırları okuyan arkadaş; ‘Ben Şair Olamadım’ diye sakın canını sıkma, İşin çok kolayı var sen yeter ki paradan haber ver. Gerisi kolay. Nasıl mı?
Parayı verdin mi bırak şairliği, yazar bile olursun!


Ben Şair Olamadım

Duygularım deyip birkaç müsvette
Yazan şair oldu, ben olamadım
Doğada başıboş böcekler gibi
Vızan şair oldu, ben olamadım

Heceyi bölemez parmakla sayar
Cebinden kelime çıkartıp koyar
Ömründe saz bile görmemiş hıyar
Ozan-şair oldu, ben olamadım

Arabeskle kendisinden geçerek
Meyhanede rakı, şarap içerek
İçip, içip bir kenara göçerek
Sızan şair oldu, ben olamadım

MODA  diye kulak verdiler caza
Pişirip durdular boynumda boza
İnternette cet yaparken bir kıza
Kızan şair oldu, ben olamadım

Cagıdı cuggudu sakız patlatıp
Ağzında çevirir iki katlatıp
Kucakta çıplakla beni çatlatıp
Azan şair oldu, ben olamadım

Viran oldu hanlar, kayboldu hancı
Bu yüzden saplandı içime sancı
Memlekete turist gelen yabancı
Suzan şair oldu, ben olamadım

Bıktık artık ipe serilen undan
Öfkemiz yakında çıkacak kından
En sonunda Türkçemizi altından
Kazan şair oldu, ben olamadım

Yiğit'im gören yok dumanlı dağı
Hora geçer oldu çekenler yağı
En sonunda kafiyeyi uyağı
Bozan şair oldu, ben olamadım...



***


Verince Parayı Şair Oldu Beh !


Yıllarca okuyup yazmam boşaymış
Verince parayı şair oldum beh!
Okuyup yazmakla olmazmış meğer
Verince parayı şair oldum beh!

Yıllarca okuyup yazmam boşaymış
Verince parayı şair oldum beh!
Okuyup yazmakla olmazmış meğer
Verince parayı şair oldum beh!

Yorumcular bela oldu başına
Bütün hünerimi serdim boşuna
Para siper ettim körün taşına
Verince parayı şair oldum beh!

Param olmayınca kimse almadı
Antolojilerde hiç yer kalmadı
Methiyeler yazdım yine olmadı
Verince parayı şair oldum beh!

Uyak, ayak arayıp mı durayım?
Kafiye neyime, kime sorayım
Kafamı boşuna niye yorayım?
Verince parayı şair oldum beh!

Hayal aleminde uyur gezerim
Kazmasız küreksiz kuyu kazarım
Kitap okumadım ama yazarım
Verince parayı şair oldum beh!

Bir yerlerden yürütürken basıldım
Kelimeler uzadıkça asıldım
Birkaç mısra yazdım diye kasıldım
Verince parayı şair oldum beh!

Kavak yeli eser oldu başımda
Yazıyorum geceleri düşümde
Şiir yaya kaldı benim peşimde
Verince parayı şair oldum beh!

Bir köşede yayın evini gördüm
Kitap bassın diye parayı verdim
Kitabım çıkınca murada erdim
Verince parayı şair oldum beh!

Yiğit derki bu düzeni kuranın
Yar diyerek kucaklayıp saranın
Ne diyeyim kudretine paranın
Verince parayı şair oldum beh!..

                                     
Harun Yiğit
Delice bir paylaşım. Kutlarım kardeşimi.
Şairlik ne parayla ne şiir yazmakla olunuyor.Nice kitaplar var içinde şiir yok.Nice şiirler var sözde kalmış, içinde yürek yok. Demek geldi benim de içimden.

Gerçekleri yazan kaleminize selam saygılar.
şiiri kısırlaştıran kanayan bir yaraya değinmişsiniz ki iyi etmişsiniz...Şair, yazar, güftekar, bestekar diye kart bastıranı gördü bu gözler... Bu kadar ucuz olmamalı şairlik... Şairlik ciddi hemde çok ciddi iştir ama bu işi ciddi ciddi yapanlar da bu işe bir el atmalı bir dur demeli ki şiirimiz gelişebilsin diye düşünüyorum...Zaman küskünlük zamanı değil ki iyi şiir yazanların şiiri bilenlerin küstürüldüğünü de görüyor bu gözler ve onlara da diyorum ki küsmeye hakkınız yok sizler rehber olmadıkça birileri işte böyle ortaya çıkıyor şiiri ticarete dönüştürüyor... Bu bağlamda çok önemli bir paylaşımdı çok teşekkür ederim.. Saygımla...
iyi ki olmamışsın
Harun Yiğit
duruşun yeter
Popüler kültürün yozlaştırıp içini boşalttığı nice değerler, nice kıymetler değersizleştirilerek ayaklar altına alınırken, nice değersizler de  kıymete bindirilerek yaldızlı bir anlayışın kapıları aralanmıştır. İşte bu gerçeğe ironi ile mercek tutan  nükteli kaleminizin attığı taşlar, umarım doğru hedefe isabet ederek tez elden kırıkların onarımına vesile olur Harun YİĞİT Can! Sevgi ve dostlukla...