Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: Âşık Veysel ve tasavvuf
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
Âşık Veysel ve tasavvuf

22 Mart 2015 Pazar

Ahmet ÖZDEMİR
Şimdi biraz da tasavvuf konusuna gireceğiz. Aşık Veysel, bütünüyle bir tasavvuf ozanı değil.  Ancak, dikkatle incelendiğinde din ve Allah konularının Aşık Veysel'in zihnini kurcaladığı görülür.  Ondaki Tanrı sevgisi, zaman zaman şiirlerinde tasavvufi bir hava teneffüs etmemizi sağlar:

Saklarım gözümde güzelliğini

Her nereye baksam sen varsın orda

Kalbimde gizlerim muhabbetini

Koymam yabancıyı sen varsın orda.

 

Aşkımın temeli sen bir âlemsin

Sevgi muhabbetsin dilde kelâmsın

Merhabasın dosttan gelen selâmsın

Duyarak alırım sen varsın orda

 

Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar

Renklerin içinde nakşını saklar

Karanlık geceler aydın şafaklar

Uyanır cümle âlem sen varsın orda.

 

Mevcudatta olan kudreti kuvvet

Senden hâsıl oldu sen verdin hayat

Yoktur senden başka ilânihayet

İnanıp kanmışım sen varsın orda.

 

Hu çeker iniler çalınan sazlar

Kükremiş dalgalar çoşar denizler

Güneş doğar perdelenir yıldızlar

Saçar kıvılcımlar ser varsın orda.

 

Veysel'i söyleten sen oldun mutlak

Gezer daldan dala yorulur ahmak

Sen ağaç misali biz dalda yaprak

Meyve çekirdeksin sen varsın orda.

Aşık Veysel'in şathiyeye örnek verebileceğimiz şu şiiri belki de gençlik yıllarındaki bocalamalarının bir aynasıydı.

Bu alemi gören sensin

Yok gözünde perde senin

Haksıza yol veren sensin

Yok mu suçun burda senin

 

Kainatı sen yarattın

Herşeyi yoktan var ettin

Beni çıplak dışar'attın

Cömertliğin nerde senin

 

Evli misin ergen misin

Eşin yoktur bir sen misin

Çarkı sema nur sen misin

Bu balkıyan nur da senin

 

Kilisede despot keşiş

İsa Allah'ın oğlu demiş

Meryem Ana neyin imiş

Bu işin var bir de senin.

 

Kimden korktun da gizlendin

Çok arandın, çok izlendin.

Göster yüzünü çok nazlandın

Yüzün mahrem ferde senin

 

Binbir ismin bir cismin var

Oğlun, kızın ne hısmın var

Her bir irenkte resmin var

Nerde baksam orda senin

 

Türlü türlü dillerin var

Ne acaip hallerin var

Ne karanlık yolların var

Sırat köprün nerde senin

 

Ademi sürdün bakmadın

Cennette de bırakmadın

Şeytanı niçin yakmadın

Cehennemin var da senin

 

Veysel neden aklın ermez

Uzun kısa dilin durmaz

Eller tutmaz gözler görmez

Bu acaip sır da senin

Bu bocalama ve şüpheler, onu olgunluğa eriştirecektir:

 

Kırk yaşımdan sonra kalbime ilham

Erişti Mevladan bir ihsan oldu

Hakk'ı bilenlere hazırdır her an

İnkar edenlere sır nihan oldu

 

Varlık noktasını açık gösterdi

İrade-i cuz'un eline verdi

Hakk'ı bilen her eşyayı Hak gördü

Vücudun şehrine o sultan oldu

 

Sağda solda arşta kürste her yerde

Hazırdır münkirin gözünde perde

Diyen bilmez bilen demez bir ferde

Akıl ermez sırrı bir süphan oldu

 

Zahir batın her irenkten görünür

Gani doğar amma gahi dulunur

Nerde baksan orda hazır bulunur

Kim demiş hakkında lâmekan oldu

 

Nuru ile bu âlemi kapladı

Azimdir kerimdir gafurdur adı

Sefil Veysel Hak'tan ister muradı

Muradlar verecek cömertkân oldu.

 

Veysel'deki bu gelişme dikkate değer. Şüpheden inanca varmak ve Allah'ı bulmak imanın en güçlüsüdür. Aşık Veysel'in şiirlerindeki temalarla ilgili gezintimizde görülmektedir ki, Büyük Ozan Aşık Veysel, Yunus gibi birlikçi, Pir Sultan gibi toplumcu, Dadaloğlu gibi vurucu ve Karacaoğlan gibi güzellikçi eserler vermiştir.

 

YARIN: ÂŞIK VEYSEL'İN KİŞİLİĞİ