Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: NUMARASIZ EVLER
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
4-NUMARASIZ EVLER

Sokakların belli bir ilke veya sisteme dayanmayıp, keyfe keder serpiştirilmesine bir de konutların numarasızlığı eklenince, adres bulmak da neredeyse olanaksızlaşmaktadır. Oysa yetmişli yıllarda öğrencilerime gelişmişliği, adres bulmak olarak açıkladığımı hatırlıyorum.
Ülkeler coğrafyasında, petrol zengini Arap ülkelerini işlerken, “Ekonomik olarak Türkiye’den çok ileri görünmesi sizleri yanıltmasın. Eğitim ve kültür düzeyi çok düşüktür. Bu ülkelerin başkentlerinde bile, cadde sokak ve hane numarasına dayalı olarak bir adres bulmak hemen hemen olanaksızdır. Oysa Türkiye’de milyonluk kentlerimizde de, en küçük köylerimizde de, yollar, sokaklar ve evler numaralanmıştır, mektup adresini kolayca bulur,” dediğimi hatırlıyorum.
Oysa bugün o ülkelerde, yabancılar bile hiçbir kimseye sormadan, hiç kimseden yardım almadan rahatlıkla adres bulabilirken, bizde o bölgenin postacısı dışında kimse, adres bulamaz.
Çünkü gerçekten de, 1990’lara dek Türkiye’de köyler dahil, her konutun daimi bir numarası vardı. Bu gün ise, köylerde her beş yılda bir yapılan ve seçmen yazımından yazımına değişen numaralar vardır. Kentlerde ise apartman adı veya site adı, sitenin kaçıncı bloğu olduğu yazılıdır. Cadde ve sokağa dayalı bir numara, çoğunluğunda yoktur.
Çoğunluğu ne kadardır derseniz, girip bir caddeye bakalım isterseniz. Kırcami tarafından, Avni Tolunay Caddesine girip, narenciye yönünde ilerleyelim ve bakalım numaralara. Solda mezarlık, sağda İlköğretim okulunu geçince evler başlıyor. Önce sol tarafı halledelim isterseniz. Solda kalan apartmanların hiç birisinde, cadde boyunca hiçbir numara göremedim.
Sağda ilk gördüğüm numara D Blok No 1. Ama bu caddeye göre verilmiş bir kapı numarası değil. Site içi bir numaralandırma olmalı. Çünkü caddede kendinden önce ve sonra apartmanlar varken onun bir numara olması olanaksız. Birkaç numarasız apartmanlardan sonra, ……  sitesi, …… Apt. A Blok No 2 yazıyor. Bundan sonraki Apartmanda ise:  …….  …… sitesi A Blok no 64 yazısı var. Ve işte sanıyorum ilk kez, sokağa göre bir numara bulduk. 64 bu binanın numarası olabilir diye düşünüyorum. Ama ne öncesinde, ne sonrasında bir daha numara yok. Sonraki apartmanda ……  …….. sitesi, ……… inşaat vs. yazılar var ama no yok. Sonrasında ticarethaneler var, ama onlarda da numara yok. Sonrası Bulvar 12. cadde. Sol taraf narenciye bahçesi. Sağda bulvardan sonraki adada, 51, 45, 43 ve 39 numaraları görebildim.
Sonuç olarak uzunluğu bir kilometreyi geçen bir cadde boyunca sadece dört numara görebildim. Özellikle Perge caddesi ile 12. cadde arasında gördüğüm tek numara 64 numaranın da devamında tek numaralar olduğu için doğru olamayacağı kanaatine vardım.
Şimdi buranın uygar bir ülke olduğunu ve çağdaş bir numaralandırma olduğunu söyleyebilir misiniz, böyle bir yerde adres bulabilir misiniz? Oysa çağdaş bir ülkenin herhangi bir kentinde, her hangi bir adresi, hiçbir kimseye hiçbir şey sormadan, elinizle koymuş gibi bulabilirsiniz.
            Bizde ise site adları ve numaraları ön plandadır. Bu durumu, geçmişte köylerde, varoşta, gecekonduda ve kentlerde basit evlerde oturan Türk insanın ezikliğine ve bunun doğal bir sonucu olarak oluşan komplekslerine vermek doğaldır; ama bu durum belediyeleri sorumluluktan kurtaramaz. İnsanlar, uzun adreslerin, sitede, apartmanda oturmanın, ayrıcalık olduğunu düşünerek, kendilerine önemli bir unvan sağladığını düşünerek, egolarını tatmin amaçlı kullanmak isteyebilirler. Ama yerel yönetimler için bu durum yüzkarasıdır.
            Örneğin insanlar,  “5446 Sk. No 18/4 Karşıyaka- İzmir” gibi kısa bir adres yerine; ….. Mh. 5446 Sokak, Falan feşmekan sitesi, ……. Oğlu apartmanı C Blok kat 4 daire 8 Karşıyaka- İzmir; gibi uzun ve cafcaflı bir adresi tercih ediyor olabilir. Ama belediye kapı numarasını koymak zorundadır. Kapı numarası yoksa, o caddede site aramak zorunda kalırsınız. Özellikle adres elinizde yazılı değil de tarif üzerine arıyorsanız, işiniz daha da zorlaşır. Çünkü cadde sokak olmayınca aramayı tüm semtte yapmak zorunda kalırsınız.
            Burada bizde sokakların çok kısa olması da ayrıca bir zorluktur diye düşünüyorum. Oysa gelişmiş ülkelerde sokaklar, şehrin girişinden çıkışına dek her yerde, hep aynı ismi taşır. Hunter  road, Venlohe strase vs. gibi. Örneğin burada Venlohe strase Köln’ün merkezinden başlayıp, Almanya Hollanda sınırındaki Venlohe kentine dek uzanan yolun kent içinde kalan kısmı için kullanılıyor.
            Durumu Antalya’ya uyarlamak gerekirse, Saat Kulesinden başlayarak Şarampol caddesinin, kepeze kadar devam etmesi gibidir. Hatta bu yolun Burdur’a gittiği düşünülerek, Burdur caddesi adıyla çubuk boğazına dek aynı adı taşıması gibi bir şey.
            Elbette ki ben işin uzmanı olmadığım için, bu denli uzun caddelerin de farklı sorunları var mıdır bilemem. Ama bu ülkelerde sorunsuz kullanıldığına göre incelenmesi gerekir diye düşünüyorum. En azından, bu kadar uzun olmasa da, bizim caddelerin de çok kısa olduğu ve kentlerin binlerce cadde adında boğulup kaybolduğu da bir gerçektir.
            Bizde konutların numaraları sayımdan sayıma denetlenip, her seferinde de aynı eve ayrı numaralar verilir. Çünkü sokağa yeni evler eklenmiş ya da yıkılmış eksilmiştir. Yani kent önceden planlanmadığı için, nerede ne olacağı belli değildir.
Önceden planlamak nedense kimsenin işine gelmemektedir. Ben bildim bileli kentlerin önceden planlanması gereği öne sürülür, savunulur ve aksi eleştirilir, ama hiçbir şey değişmemektedir.
Öyleyse bunda bir şey vardır. Önce mafyayla birlikte arazinin yağmalanması birinci etkendir. Ayrıca planlandıktan sonra da yakınlarına çıkar, rant rüşvet adına değişiklikler gerekir ki, sokaktaki bir evin numarasının değişmemesi olanaksızdır.
            Oysa çağdaş uygar toplumlarda, kent kurulmadan daha, yollar, sokaklar ve orada yapılacak evlerle bunların numaraları bellidir. Diyelim ki orada ev yapılmamış boş bir arsanın adresi bile verilse, orayı gidip rahatça bulabilirsiniz.
Ekim 2008