Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: Bir Doğa Yemişi Şiir
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
Alain, ''Şiir sanatı, tüm sanatların en gücü, en coşturanı, en gizemlisidir'' (1) diyor. Şiir, sabır gerektiren bir uğraştır ona göre. Yemiş gibi güzel bir şiir de yavaş yavaş olgunlaşır. ''Gerçek şiir bir doğa yemişidir. Duyar duymaz hemen boğazla, solukla, bütün vücutla daha iyi duyulan şeydir. Şiir, öncelikle fizyolojik bir sebebi olan insana uygun düşen bir çeşit müziktir; onun için hareketlerini gereğince düzene sokar, gergin gövdesini gevşetir, sıkıntıdan kurtarır.'' (2)


     Ona göre şair ''us yoluyla değil, sözleri bekleyen sağlam bir ritmin yardımıyla düşünceleri arar. Çok zeki, çok bilgin olmasa da, şairin buradaki asıl işi, ritme yeterince uymayan şeyi itmek ve uzunluk, tınlama, anlam bakımından gereğince uyan o sözcükler mucizesini beklemektedir. Bazen şair işini çok çabuk biriktirir-biraz şişirerek. Hani ressamların bir tablo için severek söyledikleri bir söz vardır. "İyice boyanmamış.."Bunun gibi, yavaş yavaş ve adamakıllı olgunlaşmamış her şiir için, aşağı yukarı, böyle konuşulabilir. Güzel bir şiirde hiç değilse bir olgunluk, bir yetkinlik, ritimli uyak ve anlamın o şaşırtıcı uzlaşması görülür.'' (3)



     Şiir düşünceyle yazıldığı zaman ritim kaybolur ve yavanlaşır. İyi şiirde düşünce, eylemden sonra gelmeli yani eylem düşünceye kulluk etmelidir. Ona göre şiir bir inşa işi, icra, yapı işidir. İşçilik çok önemlidir ve en önemlisi de şiir, öğreticiliğe kaçtığı zaman çirkinleşir, şiir olmaktan çıkar; olsa olsa bir öğüt, bir bilgi olur. Oysa şiir okunmak için vardır ve zamanın yasalarına bağlıdır. Her okunuşunda ve her yeni ton verilişinde yeniden yazılmış gibi olur, yeni bir tad verir. Düzyazı da böyle midir? Düzyazı okunmak içindir. Başka bir zamanda yeniden okunduğunda ''Aaaa ... bunu ben bir yerden duymuştum ''der ve belki de bir daha okumayız. Şiir ise, kaç kez okunursa okunsun, okuyucusuna, onun vurgulamalarına ve alımlayıcının o anki durumuna göre yeni yeni tadlar verir, her okunuşunda yeniden üretilir. Şiirde okuyucunun hüneri çok işe yarar. Şiir, okuyucusu ile bütünlüğe, olgunluğa ulaşır, tamamlanır. Bence, iyi, olgun, yetkin bir okuyucusu olmayan şiir, tamamlanmamış şiirdir. Bir romanda, öyküde okuyucuya fazla iş düşmez. Ama şiir şairiyle, okuyucusu ile ve onların anlık durumlarına göre değer ifade eder. Birlikte varolurlar, birisi eksik olduğunda yetkinliğe ulaşamaz, yarım kalırlar.

Coşkun KARABULUT