Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: GURURLA UTANÇ BİR ARADAYDI
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
GURURLA UTANÇ BİR ARADAYDI


Daha önce hiç bir konuda anlaşamayan parti başkanları darbeye karşı kenetlendiler. Mevzu vatan olunca gerisi teferruat dediler. Gurur verici bir tabloydu. Mutlu olduk hepimiz. Demokratik çizgiden ayrılmayan, devletine bayrağına sahip çıkan liderlerimiz dayanışmasıyla gurur duyduk.



Fakat ordu içinden çıkan birkaç aymaz subayın, belki de dışgüçlere hizmet veren hainlerin yaptıkları bu lanetli işlerin ceremesini ne yazıkki yine mehmetcik ve polis çekti daha doğrusu analar çekti.


Darbe girişimi kimden gelirse gelsin lanetlenecek bir harekettir elbette.

Ülkemizde yaşanan terör zaten beni insanlığımdan utandırıyordu. Bu darbe hareketinden sonra olanları seyrettikçe insan olmaktan iyice utanır oldum artık. Medeniyet çizgisinde  durmakta zorlanan, altbeyninde daima vahşet taşıyan varlık mı bu insanoğlu? diye düşünüyorum.



Askeriyenin içinde küçük bir gurubun darbe yaptığı söylemi üzerine sokağa çağrılan halkın devletine sahip çıkması memnuniyet vericiydi elbette. Askerin ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesini beklemeden askere saldırmak neyin nesiydi. Askerler oyuncak silah taşıyan çocuklar gibiydiler. Silahı ateşleyen subaylarıydı veya kendilerini korumak amaçlıydı belki.  Fakat sokağa iner inmez bir güruhun yaptığı taşkınlıkları, devletine sahip çıkma  haklarını kullanıyorlar diye alkışlayanlar onların yaptığı cinayetlere de gönüllü ortak oluyorlar aslında..Madem devletimiz güçlü, madem hükumetimiz kan dökülmesini istemiyor, madem hükumetimiz demokratik öyleyse  halkının haklarını korumayı bilmeliydi. Neden bir hükumet yetkilisi çıkıpta sokağa dökülen halka itidal çağrısı yapmadı? Neden birisi de o masum mehmetçiğin birşeyden habersiz olduğunu, onlara zarar vermeden demokratik gücünüzü gösterin denmedi? Sosyoloji bilen, olacakları tahmin edebilen kimse yok muydu da bunca masum mehmetciğin  analarını ağlattılar? İki gün önceye kadar bu mehmetcikler peygamber ocağının kutlu varlıklarıyken bugün kelleleri kesilecek kadar linç edilmeye layık görüldüler. Saf çocukların emir komuta zincirinin paramparça edildiğinden nasıl haberlerii olabilirdiki. Ellerinde cep telefonları bile yok. Televizyonlardan bihaber köprüde, şurda burda  beklerken görev yaptıklarını sanıyordu yavrucaklar. Ölen polisimize de, sivilimize de elbette çok yazık ama onlar en azından durumdan haberdardılar. Polisin mehmetçiğe sarılan videosu  göz yaşartırken, silah ve bıçak bulamayanların kemerleriyle o yavrucakları linç etmeleri kabul edilecek gibi değil.




Birtakım kişilerin altbeyinlerine ışit davranışlarının hayranlığı öyle kazınmışki, buldukları ilk fırsatta caniye dönüverdiler malesef. Ve bir kısmı da bu taşkınlığı Kurtuluş savaşı zannederek Maraş'ta, Antep'te verilen milli mücadeleyle denk tutmaya kalkışıyorlar.




Kendilerince dine hizmet verdiklerini düşünen/ düşündürtülen bu zavallılar, Allah'ın asla affetmeyeceği insanlığı yok etmek üzere taşıdıkları nefret duygularının kendilerini mehvedeceğinden habersizler. Bazılarının selalar verilirken, tekbir sesleriyle saldırdıkları darbeciler değil,  altbeyinlerinde yatan kendilerinden olmayanı katletme duygusuydu belki de. Bu tür düşünce taşıyanlara nefret değil acıyarak Allah islah etsin diyorum başka söz kalmıyor söyleyecek. 


 

Bu menfur olaylarda  hayatını kaybeden suçsuz günahsız katledilenlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Acilen, tez elden ülkemize dirlik düzen gönder YA RABBİ…!

 

Asuman Soydan Atasayar
 

 
Düşünceleriniz düşüncelerim, yazdıklarınız içimin kanayan sesi, haykırışlarınız vicdanımın çığlığı, aklıselimin göstergesi söylemleriniz sağduyunun yankısıdır;

Teşekkürler arkadaşım...

İradesini başkalarının iradesine emanet ya da teslim etmiş nice insanın anlamak istemediği, belki de anlayamadığı bu naif ve ince ayarlı noktaları daha anlaşılır, daha yalın ve yansız ifadelerle burada ifade ettiğiniz...

İnsani bir duyarlılığı, bir sorumluluğu yerine getirdiğiniz için teşekkürler...

İki gündür içim yanıyor, aklım havsalam almıyor yaşananları ve bir de bu gibi sosyal paylaşım sitelerinin sayfalarında yazılıp çizilen, sağduyudan, vicdandan, gerçekçilikten, uygarlıktan uzak teslimiyetçi ve taraflı paylaşımları.

Ülkemizin üzerinde oynanan bu oyunlara karşılık tek vücut olmak, itidali ve aklıselimi elden bırakmamak gerek.

Yaşımız gereği darbeleri ve ara rejimleri yaşamış insanlar olarak bu yaşananlara onay vermek, sempati duymak mümkün değil elbette. Ancak gün tarafgirlik, sempatizanlık, katı yandaşlık, maceraperestlik günü değildir. Algılarımızı sonuna kadar açarak olan biteni akıl mantık ve vicdan süzgecinden geçirerek anlama...

Ortak ve vazgeçilmez paydalarımızın başında gelen TÜRKİYE' mizin yüksek menfaatleri ve bizi BİR' leyen, DİRİ' leyen, İRİ' leyen düsturumuz, kimliğimiz olan " Ne Mutlu Türküm Diyene" veciz söylemindeki kenetlenme günüdür.

Tanrı' m bir daha darbelere, kötü muamelelere maruz bırakmasın ülkemizi ve halkımızı!

Bir kez daha teşekkürler Asuman Hanım, güzel insan...