Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: Alah'tan korkmuyorsanız, kuldan utanın!
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
Allah'tan korkmuyorsanız, kuldan utanın!


        Zaman zaman kalemim kaşınır, sağa sola bulaşmak gelir içimden ama durduk yere değildir bu içsel eylemin dışavurumu, kolaycılığı, intihali sindiremiyorum bir türlü.  Herkes aptal yalnızca bunlar akıllı!

Kafanıza silah mı dayıyorlar?

Çalıp çırparak en doğrusu internetten kırparak üsten bir dize, ortadan iki sözcük, yandan uyak, bütünden Ayak, biraz da yorum, oldu size şiir veya özlü söz ya da metin.

Büyük cesaretle utanmadan altına imzalarını atıyorlar bir de.

Varlı vakitsiz ustam, ağbeyim, ablam diye arayıp şiir düzelttirenleri, yazdıranları, "benim" diye sahiplenleri ise hiç sormayın!

Üstüne üstlük başkalarına kendileri için yazdırdıkları şiirlere çocuklarım diye sarılıyorlar.  Gayrimeşru çocukların adı toplumumuzda bellidir vesselam! Onların ana babalarına da isim telaffuz etmeye gerek yoktur. Kendilerine esas mahlaslarını tapşırıyorlar böylelikle.

İlk kez duyuyorum şiir düzeltmeyi.

Yoksa yeni bir iş kolu mu doğuyor müteşairler yüzünden! Sektör çok geniş!

Bi de (mütebestekãrlar) türedi.


İki kanal bir deliğe işiyor.

Sufi, Bektaşi nefeslerini de emellerine alet ederek aşağılıyorlar. Nasıl olsa anonim.

Saydığım sözkonusu değerlerle biz Avrupayı fethettik oysa! Allah'tan korkmuyorsanız kuldan utanın! Beceremiyorsanız  bir de hariçten gazel okuyup insanın asabını bozmayın!

Bir günlük seyisliği olmayanlar beş günlük at boku karıştırmaya kalkışıyorlar ne hikmetse! Gidin evinizde televizyon karşısında çekirdek çitleyin. En azından omega 3 alırsınız da beyniniz çalışır belki! El bilmemnesiyle gerdeğe girmeyi bırakın artık!

Vallahi çok komik, aslında zavallı duruma düşüyorlar.

Kimisi 13. Yüz yıl Sufi şiirlerine, kimisi de türküleşmiş şiirlere sahip çıkıyor.

18. Yüzyıl Divan şairlerine nazire yapabilme cüretini kendilerinde buluyorlar ve onlarla boy ölçüşmeye kalkışıyorlar.

Yüz yaşına gelseler de, hatta ölümsüz olsalar da nafile, değil geçmek yetişemezler bile!

Araklamaktan özlerini, tarzlarını bulamıyorlar, velhasıl bir arpa boyu yol gidemedikleri için sürekli yerlerinde sayıyorlar.





(AFİFE DEMİRTAŞ)