Yeni Cevap 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
KARACAOĞLAN'IN ALİ KAYASI HİKÂYESİ

osman7159 Çevrimdışı
Site Yönetimi
*****


Mesajlar: 1,640
Katılım: Sep 2008
Mesaj: #1
KARACAOĞLAN'IN ALİ KAYASI HİKÂYESİ

KARACAOĞLAN'IN ALİ KAYASI HİKÂYESİ

Karacaoğlan denilen âşık, Hak Âşığıdır, hepiniz bilirsiniz. Gezer, söyler, söyletir Allah için
Hak Âşığı. Kalbinde kötülük olmaz. Bu adam Bir gün Maraş'a geldi. Maraş'ta bir gece kaldı. Sabah olunca, Maraş'tan Göksun'a hareket etti. Göksun'a giderken Suçatı diye bir yer var. Suçatı'nın Maraş tarafında "Ali Kayası" diye bir yer vardı. Şimdi, bu kayanın dibinden geçiyor, Maraş-Göksun yolu. Adam, öğlen vakti giderken, üzerine bir gölge düştü. "Bu gölgenedir?" diye yukarı baktı ki, bir kaya, büyük bir kaya...(Ben gittim gördüm. Uzunluğu üç yüz-dört yüz metreden fazla. -Kaynak Şahsın notu.) Suçatı'nın suyu yanından akar. "Ulan! Bu kaya amma güzelmiş, çok neşeliymiş." Baktıkça baktı, kayaya. Baktı ki, kayanın başına bir kız oturmuş. Efendim, orası yayla memleketi; konup göçücü aşiretler, Yörükler, Avşarlar... O bir Yörük kızıydı, aydınlı kızı... Kayanın tam yüksek yerine oturmuş, koluna bir yün burması takmış, elinde bir kirmen... Burmanın ağırlığı beş kilo kadar var. Kız "Yallah!..." deyip de kıvrattığı "Fır...Fır...Fır..!" kayanın dibindeki taşa "Tıkk!.." diyor. Kirmene sardığı ip, -ona süğüm denir- bu tek süğüm yarım kilo gelir. Ulan Karacaoğlan'ın hoşuna gitti bu kız.

-Heeey! Kız sen kimsin, dedi.
Kız, yukardan aşağı bir baktı ki, aşağıda yolda bir adam. Ufacık, tefecik, esmer, fazla bir güzellik yok. Elinde de bir sazı var. Aşağıdan yukarıya kendine çağırıyor. Kız hiç aldırmadı.

-Yahu nerelisin, kimsin? Ben buranın garibiyim. Kör müsün, sağır mısın, bu yol nereye gidiyor, dedi. Cevap versene? Kız yine seslenmiyor. Baktı adama: "Ne bu, aptal mı, Çingene mi? Kendime uygun bir yiğit olsa neyse?" dedi. Kız yine seslenmedi.

-Yahu sana kör desem; kirmen eğiriyorsun, sağır desem; çağırdığım zaman bana bakıyorsun. Anlamıyor musun, ben buranın garibiyim. Bu yolun sonu nereye gider? Kız yine seslenmedi. Karacaoğlan küçük sazın kının sıyırdı, oturdu taşın üstüne bakalım kıza ne söylüyor. Arkadaşlar burada ne dinliyor?

Küstürdüm güzeli söyledemiyom
Söyle güzellerin şahı isen de
Kız nereye gider göçer eliniz?
Söyle güzellerin piri isen de

" Kız nereye gider göçer eliniz?
Söyle güzellerin piri isen de"

Deyince kız baktı, beğenmediği kara çocuk kendine iyi bir taş vuruyor. "Dur, dur! Sıra bana geldi. Bu kara çocuk bana bu lafı söyler de ben söylemez miyim."Kirmeni kolundan çıkardı, yere vurunca, kirmen doksan dokuz parçaya ayrıldı. Yan tarafında kuru bir ağaç vardı. Bazen kuşlar konardı. "Kuru bir dal koparayım da elime saz yapayım." dedi. Ağacı sallayana kadar, kökünden çekti aldı. Kız; mesel ineği gibi, mehre camızı gibi, Erzurum koyunu, Mısır tavuğu gibi... Kaşları yay, kirpikleri ok, yanakları elma, ağzı fincan, dişleri mercan, ayın on beş gecesi gibi parlıyor. Kimsenin gücü yetmiyor. Yaylada büyümüş yayla kızı. Yağ, süt, ayran bunlarla beslenmiş. Hemen bunun dalını budağını temizledi. Beliğini çekti, saçından birkaç tane kıl bağladı, onun budaklarına. Kız kurdu ki, oldu bir bağlama sazı. Sazın sesinden kayalardan şakır taş dökülmeye başladı.

Aldı bakalım kız:

Oğlan senin bu sözüne küserim,
Ali Kayası derler benim hisarım,
Zülfümün teliyle seni asarım,
Gelemem yanıma Ali isen de. (Ali: Hz. Ali)

Kız sert bir cevap verdi Karacaoğlan'a. Karacaoğlan, dedi ki kalbinden. "Şimdiye kadar çaldım, söyledim, söylettim olmadı. Ama sen mert bir kıza benziyorsun. Karşımda böyle sert olarak bozulmadan yedi beyit türkü söylersen, kız seni alırım, eş ederim, Allah'ın emriyle." Dedi.

Aldı bakalım Karacaoğlan:

Kız ben senin o kayanı yıkarım,
Üstünden de ulu köprü tutarım,
Taşını toprağını suya dökerim,
Geçerim Tuna'nın seli isen de.

Kız dedi ki; "Ulan, bu kara çocukta iş var."

Oğlan senin bu sözünü tutmazam,
Varına yoğuna meyil etmezem,
Gülümden bir tane de koklatmazam,
Gelemem Allah’ın kulu isen de.

Karacaoğlan, dedi ki; "Yahu! Âşık olmaya âşık, karşılık vermeye veriyor amma manasını bilmiyor. Sonunda Allah'a büyük söylüyor. Gelemem yanıma (Hz) Ali isen de... Gelemem Allah'ın sevgili kulu isen de demekle neyine güveniyorsun, sen." dedi.

Aldı Karacaoğlan:

Kara bulut gibi de göğü ararım,
Sulu sepgin gibi yeri düverim,
Var ömrümü ben kapında salarım,
Yutarım kız seni ağı isen de

Kız dedi ki; "Yahu! Ben bundan iyi oğlan mı bulacağım, aslan gibi oğlan. Tuna'nın seli de olsam geçecek, ağ olsam da yutacak. Her şeyimi kabul ediyor. Şuna bir yüz vereyim de yanıma gelsin. İki öpüşelim, koklaşalım." dedi.

Kudretten kaşlarım benzer kaleme,
Küçüceksin, dayanamam beline,
Sırrını verme de nadan eline,
Gel oğlan sarılak deli isen de.

Karacaoğlan, yedi beyite kesikti. Üçüncü beyitte kız, nesi var nesi yoksa meydana koydu. Kendi kendine; "Aman böylesini gördüm ya tamam tamam!" dedi.

Neyimiş de KARACOĞLAN neyimiş,
Gönül yücelendi karlı dağımış,
Ben seni sınadım ökçen yoğumuş,
Almam şimden geri huri isen de.

Sazı kınına koydu.
-Allahaısmarladık, emmi kızı, dedi.

-Ulan, etme-tutma! Ben daha Allah kulunun karşısında dişimi ışıtmadım. Beni bu kadar coşturdun, söylettin, ben senden başkasına varamam. Sen benden başkasını alamazsın. Vallaha yok, bu çevrede benden iyisi. Nereye gidiyorsun, dediyse de adam gidiyor... Kız, aşağı koştu, yukarı koştu, inecek yer yok, nereye varsa orası yüksek. "Ben ölürsem, bu da altımda kalır ölür ya! Karacaoğlan'ın şura üstümü ola!?" dedi. Yukarıdan aşağıya attı, bıraktı kendini.

Karacaoğlan, bir dinledi ki, bir sızıltı geliyor. Bir baktı ki, o iki metre uzunluğundaki siyah saçlar salınmış, vızlayıp geliyor kız. Karacaoğlan kaçıyor. Karacaoğlan'ın olduğu yere düştü kız. Her parçası bir yere fırladı, zaten havada öldü. Bunu Aydınlılar (Yörükler) geriden seyrediyorlardı. Eline değnek alan geldi Karacaoğlan'ın başına. "Ne ettiyse, bu oğlan etti kıza." diyorlar. Karacaoğlan, biraz dayak yedi orda. Allah'a niyaz etti. Hak tarafından bir kedi kılığına girdi. Ordakiler; "Biz kimi dövüyorduk, nereye gitti bu?" dediler. Karacaoğlan, çalılığa karıştı. Biraz sonra tekrar adam kılığına girdi. Allah'a niyaz etti, yoluna devam etti. Karacaoğlan’ın Ali Kayası türküsü budur. Var olun, şen olun arkadaşlar!..

Anlatan: Yusuf SIRA, Derleme Tarihi: 4 Mart 1996

Karacaoğlan'ın don değiştirmesiyle ilgili bir hikaye. Tabiki Karacaoğlan halk tarafından sevildiği için böyle br efsane uydurulmuş hakkında. Ve bir an Karacoğlan zannettim kendimi ve okunası bulduğum içinde aldım buraya.

http://vk.com/club35666845


hizliresimyukle.com - Resmin Tam Görünümü
(En son düzenleme: 01-02-2012 01:07 AM osman7159.)
01-02-2012 12:57 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı alıntı yap
Yusuf Bozan Çevrimdışı
Yönetici
******


Mesajlar: 305
Katılım: Jun 2008
Mesaj: #2
RE: KARACAOĞLAN'IN ALİ KAYASI HİKÂYESİ

İyiki de almışsınız buraya bu hikayeyi. Çok güzel bir hikaye Osman hocam. İyiki okudum.
01-02-2012 07:40 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı alıntı yap
RefikaDoğan Çevrimdışı
Site Yönetimi
*****


Mesajlar: 2,612
Katılım: Feb 2008
Mesaj: #3
RE: KARACAOĞLAN'IN ALİ KAYASI HİKÂYESİ

" ...Ve bir an Karacoğlan zannettim kendimi ..." !!!

Çok güzel...
Gerek efsanenin konusu gerekse sizin bu flaş sözünüz...
Kültür elbette çok yönlü olmalı, beslenmeli, gelişmeli ve muhafaza edilmeli paylaşılarak. Özellikle Türk Halk Edebiyatı' mız bu bağlamda zengin bir kaynağa sahip.Geleneksel kültürümüz içinde sözlü ve yazılı nice efsaneler var henüz duymadığımız.
Çok teşekkür ederim Osman Bey. Anlatanın yalın, doğal dili, paylaşımı daha da gerçekçi ve sürükleyici kılıyor. Saygı ve dostlukla...


Her nefeste Gülce...
01-02-2012 07:41 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı alıntı yap
Yeni Cevap 


  • RSS
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Digg
  • TwitThis
  • Facebook
  • Reddit
  • Google
  • YahooMyWeb
  • E-mail

Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Karacaoğlan Efsanesi Site Yönetimi 0 462 04-27-2009 10:30 AM
Son Mesaj: Site Yönetimi

Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi


Forum Yazılımı: MyBB, © 2002-2012 MyBB Group Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları şair-yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.