Gülce Edebiyat Akımı

Tam Görünüm: Kulisten AKP Sonrası
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Sayfayı normal görüntülemek için, buraya tıklayın.
12.05.2008 13:25:34

Kulisten AKP Sonrası

Mustafa Ceylan




KULİSTEN AKP SONRASI





Siyasi kulislerde “AKP’nin kapatılacağı” açıktan açığa söylenirken, AKP sonrası senaryoların da her geçen gün renklenerek çeşitlendiğini görüyoruz. Yok efendim Anayasa Mahkemesi kararının 3’e karşı 8 oyla çıkacağı, Ağustos’ da bu işin “tamam” olduğunu söyleyenler bile var. Hattâ, daha ileri giderek, AKP’ de 42 siyasi yasaklının olacağı, AKP yerine kurulacak yeni partinin hazır olduğu, ilçelere kadar örgütlenmesini tamamladığı da ifade edilir oldu.



Dün, AKP’ ye yakınlığını ve yapılacak ilk seçimlerde Milletvekili adayı olmak için çaba sarf edeceğini bildiğim bir arkadaşımla konuşurken, söz siyasetten açıldı ve dönüp dolaşıp Antalya’ya geldi.



Arkadaşım, Turan Çömez ve Abdüllatif Şener’ den bahsediyor, “Antalya’ da yeni partinin tüm ilçe teşkilatlarının bile hazır olduğunu” söylüyordu. Turan Çömez ve ekibinin tabana kadar inen çalışmalarını övgüyle anlatan arkadaşımın gözbebekleri ışıldıyordu, bu gelişmeleri bana anlatırken.



AKP’nin kapatılıp kapatılmayacağını yüce yargı bilecek. Yüce yargının vereceği karar önemli.



AKP sonrası senaryoları konu edenler, sözü döndürüp dolaştırıp “asker” e getirmekte, ondan öteye de gidememekteler. Gördüğüm manzara içinde, öylesine kurulu düzene dayatma, diretme yok; fakat, egemenlik konusunda şüpheler ve belirsizlik mevcut. Hattâ AKP kapatılmazsa, bir “askeri yönetim”in geleceği, gelecek olan bu yönetimin bir 50 yıl ülkeyi yöneteceğini söyleyenler bile var. AKP’nin yerine kurulacak tek partinin tepki oylarını da toplayarak mahalli seçimlerde % 60 ların üzerinde oy alacağını, Başbakan Erdoğan’ın yasaklansa bile “bağımsız olarak” meclise gireceği ve bu kurulacak yeni partiyi dışarıdan yöneteceğini belirtenler, ABD’ nin daha son sözünü söylemediğini, ABD ne derse onun olacağını söyledikten sonra, ABD’nin AKP’yi gözden çıkardığını, bu yüzden de, yeni partinin liderini dahi hazırladığını söyleyenlere varıncaya kadar bir sürü senaryo havada uçuşmakta.



Bu senaryolardan birisi de şöyle;

AKP kapatılacak ve dar alanda yasaklamalar sonrası, parti tabanının üç parçaya bölünmesi ve yapılacak seçimlerde hiçbir patinin tek başına iktidar olmaması için, gerekenlerin yapıldığı hususudur. AKP tabanının ve özellikle de “parti kapatma” iş ve işlemine karşı “tepki oyları” nın tek partide toplanmaması için, AKP gövdesinden;

a-DYP-ANAP çizgisine paralel seçmenlerin toplanacağı, Köksal Toptan’ın liderliğinde;

b-MHP-Genç Parti çizgisine paralel seçmenlerin toplanacağı Turan Çömez’in liderliğinde;

c-Özal çizgisinde Abdüllatif Şener ve Ertuğrul Günay liderliğinde “Yeni parti” adında;



Üç siyasi oluşumun bir anda ortaya çıkacağı tasarısıdır.

Fakat;

Kulislerdeki bu ve buna benzer daha bir çok senaryoda, ortak bir nokta var ki, o da “AKP’ nin mutlaka kapatılacağı”, “geleneksel siyasi düzenin kendisini mutlaka koruyacağı”dır.



Bu senaryoları üretenler, demokrasiye inandıklarını, siyasetin demokrasinin önemli bir argümanı olduğunu gayet iyi bilmekteler. Fakat, parti kapatmanın demokratik olup olmadığı veya demokrasinin kapatılması(ara verilmesi) hususunda en küçük bir görüş serdetmemektedirler.



Parti kapatmada en çok konuşanlardan birisi eski Meclis Başkanı Sayın Arınç.

Arınç, partinin kapatılmayacağı görüşünde. Umutvar halâ…

Ancak, bana göre Arınç konuştukça, AKP’nin kapatılmasını isteyenlerin ekmeğine yağ sürmektedir.

Partiler demokrasisinden bu ülkenin vazgeçmesi mümkün değil.

O halde;

Siyasi kazaların olmamasını öncelikle o siyasetin liderleri sağlamalıdır.

Kulisler sıcacık…

Ülkemiz için dilerim hayırlısı neyse o olur…